Beyinsi

En İyi Inarritu Filmleri Üçleme

  • 1.469 kez görüntülendi.
En İyi Inarritu Filmleri Üçleme

En İyi Inarritu Filmleri Üçleme

Birçok kişi Alejandro González Iñárritu’yu son iki yıldaki yapımlarıyla tanımıştır. (Hem Birdman hem Diriliş ile iyi sükse yapmıştı, belki bunu da bilmeyen vardır; olabilir.) Fakat o ilk uzun metrajlı filmi ile zaten gönüllerde çok daha öncesinde taht kurmuştu bile.

Meksikanın Pulp Fiction‘ı oalrak lanse edilen Paramparça Aşklar Köpekler (Amores Perros /Aşk Kancıktır) adlı filmi, hem en iyi film dalında Oscar’a aday olmuş, hem de birçok farklı festivalde 30’dan fazla ödül kazanmıştır. Üçleme olarak adlandırmamın nedeni ise bu filmlerin işleniş bakımından birbirlerine yakın olmasıdır. Özellikle Ucuz Roman ile Tarantino‘nun yükseklere çıkardığı bu akıma zaman faktörünü de ekleyerek Iñárritu çok güzel kullanmış ve bizlere mükemmel yapımlar armağan etmiştir.

Paramparça Aşklar Köpekler, aslında tamamen bizleri anlatan bir yapım. Farkına varmadan birbirimizin hayatında ve farklı şekillerde yaşadığımızı idrak ediyoruz bu filmde. Yazılarımda çokça değinmişimdir. Bir filmi film yapan oyunculuktur, konu çok kötü olsa bile iyi bir oyuncu filmin batışını önler ve yüceltir. Fakat bu filme ikiside var. Filmin çok ayrıntısına girmeden konusu ile alakalı şöyle bir genelleme yapacağım: Yasak aşkı uğruna köpek dövüştüren Octavio, ülkenin en ünlü modellerinden Valeria ve kiralık katil olan El Chivo‘nun bir kazayla kesişen hayatlarını ele alır. Bu üç karakter de yitirdiklerinin, pişmanlıklarının, hayatın acımasız gerçekliklerinin ve aşkın gölgesinde yaşamaktadırlar.

Kaybetmeyi, ihaneti ve çoğu zaman da açgözlülüğün nelere sebep olduğunu çok iyi anlatan filmdeki şu replik herşeye yetiyor zaten: “çünkü biz aynı zamanda kaybettiğimiz şeyleriz“.

İlginizi Çekebilir..  İnternetten HD Film ve Dizi izle

Halkanın ortasında ise 21 Grams var. Sean Penn hayranları bilir, imzasının olduğu her film mükemmeldir ki bu da öyle. Yalnız bana göre filmde Penn’den ziyade Benicio Del Toro‘nun oyunculuğu hem Penn’in hem de sevgili Naomi Watts‘ın (Mulholland Dr.’a selamlar Naomi) oyunculuklarının önüne geçmiştir.

Bu filmde ilk halkaya göre işleri biraz daha karıştıran bir Iñárritu yönetmenliği görüyoruz. Anlamamızı biraz zorlaştırmak ve dikkat çekmek istediği noktaları bulmamız isteniyor bizden. Fakat yine hayatları kesişen insanlar var. Ayırıcı noktalardan biri ise zaman. Filmin içinde gelecek ve geçmiş zaman farklı aralıklarla bizlere gösteriliyor. Yani filmin sonunda olan hadiseyi bazen bize önce gösterebiliyor.

Bir arkadaş şöyle bir yorum yapmış “İzlemesi çok zor bir film öncelikle. İzleyecekseniz kafanızı sağlam tutun. Tertemiz bir beyinle başlayın. Çünkü hayata bakacaksınız. Değerlendireceksiniz. Kendi hayatınızla özdeşleştireceksiniz.Film size bunları yapmanız için devamlı vakit tanıyacak. Ama bir yandan da o vakti hiç tanımayacak. Çünkü zaman mevhumunu o kadar esnek tutacak ki, filmin neresinde olduğunuzu anlamanız için gözünüzü dört açmanız gerekecek. “ tamamen katılıyorum. (Turkcealtyazı – cevirimvar)

Gelelim son filme, Babel. Tam 7 dalda Oscar adayı olmuştu 2006’da. Yine birçok festivalde ayrı ayrı ödülleri kapmıştı bu yapım da.Paramparça Aşklar Köpekler‘den hatırladığımız Gael García Bernal (santiago) ve Emilio Echevarría (emilio) dan vazgeçmeyen Iñárritu, Brad Pitt ve Cate Blanchett’in de olduğu oyuncu kadrosuyla mükemmel bir filme daha imza atmış. Fas’ta turistik geziye çıkan Amerikalı evli çiftin başına gelen trajik bir olay, dünyanın farklı ülkelerindeki dört ailenin yaşamında olaylar zincirini harekete geçirir. Koşullar açısından birbirine bağlı olan ama kıtalar, kültür ve dil açısından birbirinden ayrışan karakterlerin her biri, gerçek huzur ve teselliyi sadece aile kavramının sağlayabileceğini keşfeder.Bu film için Iñárritu’nun ustalık eseri diyebiliriz. Neden mi?

İlginizi Çekebilir..  Farklı 2 Süper Kahraman Rolü Canlandırmış Aktörler

-Bağlantılar önceki filmlerine nazaran daha kuvvetli ve kültürel farklılıklar ile fırsat eşitsizliği daha mükemmel bir şekilde vurgulanmış.
-Zaman kavramını çok daha üst düzey bir seviyeye çıkarmış ve zor anlaşılan fakat öyle ya da böyle verilmek istenen duyguyu izleyici mutlaka kavrayacak şekilde ayarlanmış.

Sonuç olarak şunları söylemeliyim;

Zaman kavramının iç içe geçtiği bu tarz filmleri beğenmeyenler olabilir fakat sadece oyunculuklar için izlenmeli ve izlettirilmelidir Iñárritu. Böyle filmler artık yapılmıyor ve oyunculukların bu denli kaliteli olduğu filmleri göremiyoruz artık. Şimdiden keyifli seyirler. İzleyenler, yorumlarınızı beklerim.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.