Beyinsi

Bir Erkek ve Bir Kadın Dost Kalamaz

  • 1.442 kez görüntülendi.
Bir Erkek ve Bir Kadın Dost Kalamaz

Bir Erkek ve Bir Kadın Dost Kalamaz

Bu konudaki düşüncelerimi aktarmaya başlamadan önce, hızla  gelebilecek karşıt görüşlere ithafen, önsöz mahiyetinde bir  bilgilendirme yapmak isterim.

Öncelikle bu tamamen şahsi görüşüm. Kullancağım kavramlar için açıklama mahiyetinde kullandığım kaynaklar dışında bilimsel bir çalışmadan, öğretiden yararlanmıyorum. Bu konuda uzman bir kişi de değilim. Herkesin düşüncesini rahatça beyan ettiği bu güzelPapiroom ortamında ben de kendimce birşeyler yazan biriyim. Yazmış olduğum şeylerle, kişilerin yaşantıları ile alakalı doğrudur ya da yanlıştır  şeklinde bir çıkarım yapmıyorum. Sadece, ” dost olamayacakları”  konusunda kendimce dayandırdığım nedenleri paylaşmak istiyorum.
Bana katılabilir ya da bu konuda yanıldığımı düşünebilirsiniz.  O yüzden şimdiden söylemek istedim, düşüncelerinizi öğrenmeyi çok isterim. Ama objektif olarak.

Farsça kökenli olan “dost” kelimesi, “Sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi anlaşılan kimse, düşman karşıtı” anlamlarına gelir. “Arkadaş” ise “Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, bacanak, eş, yâren, yoldaş” manasındadır*.

*Bunları ayrı ayrı açıklamamın sebebi, konu genelinde dayandıracağım temel nokta oluşlarıdır.

Günümüzde ise bu ayrımı yapmak pek de kolay değildir. Çünkü “gerçek dost” diye bir tamlama kullanıyoruz. Dost olarak tabir edilen kişinin kendisine karşı bir yanlış yaptığı durumda kişi, genelde bu tamlamayı kullanır. Bu yüzden dost seçimlerinde yapılan hatalar, genelde bu ayrımın doğru yapılamamasından kaynaklanır.

Arkadaş, o an tanınan, kendisi hakkında çok bir bilgi sahibi olunmayan kişi bile olabilir. Sınıftaki, iş yerindeki, mahalle ve sitedeki herkes sizin arkadaşınız olabilir. Ama birisine dost diyebilmeniz için yukarıda saydığım özellikleri en azından duygu olarak yaşamanız gerekir.

Yukarıdaki “genel” manada arkadaş ve dost ayrımını yaptıktan sonra bunun erkek ve kadın üzerindeki durumlarından bahsetmeye geçebilirim. Burada “akraba” ve “hemcinse olan ilgi” olgusunu dışarıda bırakıyorum çünkü bunlar daha göreceli ve ayrı bir husustur.

Kadınlar ve erkekler, yaradılışları gereği apayrı canlılardır. Hepimizin aklı erdiğinde tecrübe edinmiş olduğu bu farklılık, birbirleri ile olan iletişimlerinde direkt olarak kendini gösteren bir durumdur. İlk defa çekirdek ailesinin dışında kendi ayarında karşı cinsini gören insanın ilgisini ilk çeken de işte bu farklılık olacaktır.

İlginizi Çekebilir..  Çukurova'dan Hikayeler (7.Sayfa)

Zamanla ergenlik dönemi ile birlikte insanın benliğinde beliren duygular ve yaşadığı çevre ile alakalı olarak çeşitlilik gösterebilen ahlaki öğeler ışığında, bir erkeğin bir kıza ve bir kızın erkeğe olan bakış açışı da farklıdır*.

*Çevresel faktörleri özellikle belirttim çünkü bu noktada etkisi oldukça fazladır(Akraba, hemcinslerine olan ilgi vb konular). Fakat asıl konudan sapmamak için fazla değinmemeyi uygun gördüm.

Kadın ve erkeğin, özellikle içinde yaşadığımız toplumda (genelleme yaparsak) ilk etapta kendisine yakın göreceği, davranış ve konuşmalarında rahat olabileceği kişiler tabi ki hemcinsleridir. Kadınlar, yaradılışı gereği duygusal açıdan biraz daha farklı olduklarından, erkek ya da kadın arasında bu hususta ayrıma gitmeyebilirler. Bu gayet doğaldır ve az önce de bahsettiğim gibi tamamen özünden kaynaklıdır.

Bireylerin karşı cinsle münasebetlerinde ise hissel manada daha farklı bir durum oluşur. Konuşmalarında ve hareketlerinde, istem dışı bir farklılık belirir. Bu, (erginliğe ulaşmış kişiler özelinde) sadece cinsel bir durum değildir. Kişiler, duygusal açıdan karşı cinse, hemcinsine olduğundan farklı bakar. Bu durumda arkadaşlık ve dostluk ilişkileri biraz göreceli bir hal alır.

Erkek ya da kadın, dost ve arkadaş seçimlerinde yine farklı yönelimler belirleyebilir. Bir erkek ( nihayetinde erkeğiz – işte o can alıcı nokta geliyor) temelde bir kadını dost olarak görmez. Çünkü gördüğü ve hissettiği, hemcinsinden seçmiş olduğu dostuna karşı olanlarla aynı değildir. Kadın ise ayrım gözetmeksizin dost veyahut arkadaş olarak seçimlerini daha rahat yapar. İşte burada beni çıkmaza sokan noktalar beliriyor.

Yazım şeklimi daha da öznel hale getirerek düşüncelerimi daha içten aktarmak isterim. Kadın ve erkeğin “sadece gerçek birer dost” olamayacağı(kalamayacağı) düşüncem çok eskilerde oluştu. Bir öğretmen annenin ve emekçi bir babanın çocuğu olarak hem avrupai hem de muhafazakar bir havada büyüdüm. Fakat ailem, yeniliklere açık, oldukça iyi niyetli ve hayata objektif yaklaşan insanlar olduğundan, toplumumuzda beliren her bir unsura tamamen iyi niyetli yaklaştım.

Her görüşe saygı duyup, doğruluğu ve yanlışlığı üzerinde detaylı bir araştırma yapmadan karşıt görüş bildirmedim. Ama bu konuda sanırım yaşadığım tecrübelerden olsa gerek, kendimi çok fazla “sığ” gördüğüm zamanlar oldu. Çevremdekilerin hayretleri karşısında kendimi aşırı derecede önyargılı hissettim. Ama tecrübelerime daha yenileri eklendikçe, bu konuda kendimi daha haklı gördüm.

İlginizi Çekebilir..  İçme Suyunun Tadı Nasıl Güzelleştirilir?

Uzun süren bir beraberliğimin (8 yıl) sonlandığı noktada, söz konusu tezimle karşılaştığımda benim için daha kötü olmuştu. Haklı çıkmıştım fakat sonuçta geleceğe dair olan planlarım, hayallerim yok olmuştu.Sevdiğim insanın an itibariyle dost olarak gördüğü biriyle birlikte olması (evlenmiş olabilirler, nişanı olduğunu öğrendim) ve özellikle yıllarca bu kişiden uzak olmasını söylediğimi düşününce gerçekten uzun süre bu girdaptan çıkamadım.

Yazdıklarıma tekrar baktığımda aslında eklenecek olduça fazla şeyin olduğunu gördüm fakat daha fazla uzatıp, siz değerli okurları sıkmaya niyetim de yok. Zira konu bütünlüğünü sağlama konusunda iyice zorlanmaya başladım.

Sonuç olarak şu şekilde temel düşüncemi ifade edeyim: İnsan, doğası gereği karşı cinslerine karşı farklı duygular besler. Bir erkek bir kadınla en fazla arkadaş olabilir -ki arkadaş olgusunu en başta açıklarken birbirlerine sevgi ve anlayış gösterdiklerini belirtmiştim- ve ancak hem cinsleri ile dost olabilir.

Bir erkek veya bir kadın, dost olarak gördüğü karşı cinsine karşı -istemiyor ya da bilmiyor olsa dahi- içinde o doğası gereği yeşermiş olan hisleri barındırıyordur. Öyle ya da böyle, en nihayetinde söz konusu bu dostluk, aşka ya da birlikteliğe dönüşecektir. Hem dostluk hem aşk birlikte tabi ki olabilir. Ama iş karşı cinslerin dostluğu ise, bu tam bir fiyasko olacaktır.Erkek, kadına karşı beslediği derin duyguları ortaya çıkarmakta zorlanıyor ya da çekiniyorsa, hele ki bir de sevdiği kişi ile olması gerçekten zor ise, eğer imkanı varsa dost olma yoluna gidecektir. Ya da bu sevgisinden vazgeçecek.

Her zaman olduğu gibi, yine sanatsal öğelerle destekleyeceğim bu durumu. 89 yapımı When Harry Met Sally adlı filmde, savunduğum düşünce ile alakalı çok güzel bir konu işleniyor.Baştan sona kadar okuyan varsa :) şimdiden teşekkürler. Konu ile alakalı düşünceleriniz benim de ufkumu geliştirmek adına önemli olacaktır. Bu yüzdenyorumlarınızı esirgemeyin.

Burak Akçalı

@akcalic

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.