Beyinsi

Aziz Nesin – Fil Hamdi (Kısa Özeti)

  • 51 kez görüntülendi.
Aziz Nesin – Fil Hamdi (Kısa Özeti)

Aziz Nesin – Fil Hamdi Kitap Özeti

Kitapta yirmi iki adet öykü yer almaktadır..

Fil Hamdi Nasıl Yakalandı?

İstanbul Polis Karakolundan tüm yerel polis karakollarına telgraflar gönderilmektedir. Hamdi adında bir dolandırıcı, bol saçlı, kahverengi gözlü, çizgili kahverengi bir elbise giyen, 200 kg ağırlığında ve üç dişi eksik bir fil kaçar. Polis, Fil Hamdi’yi bulmak için kendisini küçümseyen zanlıları yakalayıp uzaklaştırır. Üç Hamdi fili yakaladılar, ancak Komiser onların Hamdi filleri olmadığı sonucuna vardı. Polis, yönetmenin kararlarının Fil Hamdi’nin seçici olmasından kaynaklanmadığına inanıyor. Kamp fil Hamdis ile doluydu. Gerçek bir fil olan Hamdi de yakalandı. Gözaltı merkezinde yer olmadığı için fil Hamdi’nin aranması durduruldu. Bu hikayede Aziz Nesin toplumsal yaralara işaret eder. Bu hikayede zamanın toplumsal kaosunu görebiliriz.

 

Yepetaş

Nuri adında ikinci yılında çalışan bir adam var. Bir gün bir köprüde yürürken kendi kendine intiharın cesaret mi yoksa korkaklık mı olduğunu söyler. Okul arkadaşlarıyla tanışırlar. Okul arkadaşı ne yaptığını sorar. Oda iş aradığını söylüyor. Arkadaşı liseyi zar zor bitirdiğini ve gerçekten bir iş bulman gerektiğini söyledi. Burada Aziz Nesin ironik bir şekilde o dönemin koşullarını gözler önüne seriyor. Arkadaşı ona bir iş teklif eder. Arkadaşının iş adı Yepetaş’tır. Ne sattıklarını sorun. Hiçbir şey satmadığını söylüyor. Bir gün staj yapıyor. İşi anlarsa 500 lira maaş bağlanır. Arkadaşı bir şey satmıyor. Mağaza boş. Biri fan kayışı istiyor. Ayrıca fan kayışı değil pantolon kayışı olduğunu söylüyor. Birinde bu kemer var ve para verirse onu ikna edeceklerini söylüyor. Adam parayı bırakır. Yepetaş’ın sistemi böyle işliyor.

 

Düdüklü Tencere Fabrikası

Düdüklü tencere fabrika müdürünün ofisine röportaj için yazarlar ve muhabirler geldi. Müdür bu muhabirlere harika bir ziyafet veriyor. Şarap tıkınırcasına yemekten sonra içilir. Müdür, neden henüz gitmediğini anlamak için muhabirlerin yüzlerine bakıyor. Yazarımız düdüklü tencere fabrikası ile ilgili bir röportaj beklediğini söylüyor. Yönetici, düdüklü tencerenin malzemelerinin yurt dışından getirilip orada toplandığını söyledi. Düdük için ayrı bir kap sağlandığı söyleniyor. Yazarlara gazetelerde onlardan bahsetmemelerini söylüyor. Yani evet. Ertesi gün gazeteler fabrikayı güzelleştirdiği haberini verdi.

 

Mucize Aynalar

Yedek parça ithalatçısı Davut Soyuvar, dairesinde büyük bir ziyafet veriyor. Medini Bey, Badem Gözler Sekreteri Sn. İpek ve siyasetçi Hamza Yatmaz gibi kişiler bu ziyafete katılır. Radyo açık. Radyo spikeri aynada herkesin geçmiş kayıtlarını görebileceğinizi söylüyor. Ravada Bank Başkanı’nın eşi çok sevinir ve ilk tepkisini gösterir. Ziyafet masasından ayrılır. Salonda gruplar bu atom mucizesi hakkında konuşuyorlar. Hamza Yatmaz, Medeni Bey’e dövüldüğünü ve ispat edemeyince kendini dövdüğünü düşündüğünü söyledi. Dövüldüğü yerde bir ayna var. Bu ayna sayesinde tüm gerçeklerin ortaya çıkacağını söylüyor. Medini Bey, Kallavizades’in kızı Altıngül ile sevişme görüntüsünü de hatırlıyor. Bu görüntüyü babasına götürmesi için kızını vermesi gerektiğini yoksa aynayı ona satacağını söylüyor. Kapı çalıyor. Kadın doğum uzmanı-jinekolog Dr. Shahab Chenabethin’im var. Solgun bir yüzle içeri girer. Ayrıca cinayetinin ortaya çıkmasından korktuğu için kürtaj yaptırdı. Doktor tüm aynaların kırılması gerektiğini söylüyor. O gece, bir çarpma sesi duyulur. Bütün aynalar kırık. Sabah 9’da radyoda bir reklam duyulur. Miracle marka aynaların reklamı yapılır. Bu ayna sadece baktığınızda anıları gösterir ve siler. Mucize Ayna Fabrikası bir günde milyoner olur.

 

Çete

Kadıköy iskelesinden bir kadının cüzdanı çalındı. Hırsız yakalandı. O ve kadın karakola götürülür. Komiser kadının çantasını açtığında dolar görür. Doları nereden bulduğunu soruyor. Bayan Elena’dan aldığı söyleniyor. Hırsız ve kadın, Madam Elini’ye dolarları kimden aldığını sormaya giderler. Eleni Hanım, Rıza Bey’den aldığını söylüyor. Hırsız, kadın ve Bayan Elena, Lisa Bay’e giderler. Rıza Bey kimden satın aldığı sorulduğunda Ali Bey’den aldığını söyler. Birlikte Ali Bey’e giderler. Karaborsa Ali Bey, Hüseyin’den aldığını söylüyor. Hep birlikte kamyona atlarlar ve Hüseyin’in yanına giderler. Hüseyin Bey kumarbazdır. Çarkçı Nuri’den aldığını söylüyor. Birlikte Çarkçı Nuri’nin evine giderler. Çarkçı Nuri’nin evinde saf eroin bulurlar. Doları kimden aldın diye sorarsan Rezan’dan almışlar diyorlar. Birlikte Rezzan’a giderler. Rezzan, Beyrut’tan kaçak çamaşır ithal ediyor ve satıyor. Mayo, sattığı Nevin’den aldığını söylüyor. Nevin sürekli Paris’e gittiği için evde değil. Polis, “Her neyse, kamyonda boş yer yoktu” dedi.

İlginizi Çekebilir..  Refik Halit Karay-Bugünün Saraylısı (Kısa Özeti)

 

Plajda Bir Adam Boğuldu

Sahilde boğulan adam. Gemi kıyıya yaklaştıkça etrafı çocuklar, yaşlılar ve gençlerle çevrilidir. Herkes merakla adamın etrafını sardı. Ölüler hakkında dedikodu yaparlar. Çevresindeki kadın, merhumun sevgilisinin Hamdi olduğunu öğrenince sinirlenir. Ama ölen Hamdi değildi. Kadının yanına gelir ve bu güzel kadını kumarhaneye götürür. Herkes birden konuşuyor. Bazıları doktora aramasını söyler, bazıları polise aramasını söyler. Sahildeki herkes bilinçaltında ölülerden bahsediyor.

 

Kiracıya Maşallah

Hasbi Efendi, üç çocuğu ve eşiyle birlikte bir barakada yaşamaktadır. Hasbi Efendi, Belediye Mezarlık Müdürlüğü memurudur. Bir gün kaymakam ve görevliler evini ziyarete gelirler. Evi yok edeceksin. Bir evi zar zor kurtarmak için bir haftalık tatil istiyorlar. Maaşını alır almaz ev aramaya başlayan bir insan, onu asla bulamaz ve bu yetmezmiş gibi görmeye gittiği evin kapısını kimse açmaz. Emlakçı kasten 5 lira peşin alıyor ve adamı yaralıyor. Elinden bir maaş çeki alır. Evde arayacak yer kalmadı. Karşısındaki adamı aldatır. Ev vaadiyle aldatma. Bir gün bir adam gelir ve eve el konulup bin liraya satılırsa hemen alacağını söyler. Hasbi Efendi de aynı fikirdedir. Parayı alırlar ve köydeki evlerine giderler. Ev yıkıldı. Eşleriyle birlikte hareket ederler. Kira herkesin ağzındaydı. Kasabalılar, “Keşke kiracılar bir ev bulabilse, Tanrım” diyerek onlarla alay etti.

 

Belediye Reisi Nasıl Olmalı?

Şehirde belediye seçimleri var. İki karşıt partinin adayları diğerine hakim. Eski cumhurbaşkanının avukatları Beşir Efendi ve Bakkal Kazım Efendi kürsüye gelerek konuştu. Beşir Efendi konuşmasında piyasanın nasıl olması gerektiğini anlatıyor. Tecrübesi olmayan birini seçmememizi söylüyor. O ve Kazım Efendi yaşça büyüktür. Pantolonu ütülenmemiş birini seçmemenizi söylüyor. Pantolonunu ütüleyen tek kişi kendisidir. İşte Kazım Efendi’nin konuşması. Beşir Efendi’nin kısa sürede yaptırdığı bir arsayı ortaya çıkarır. Yolsuzluklarından ve dört karısından bahsediyor. Seçim sonunda Kazım Efendi oyların dörtte birini bile alamadı. Yozlaşmış Beşir Efendi seçimi kazanır.

 

Sınır Üstündeki Ev

Sürekli soyulan evler var. Bu ev sınır ötesi sayıldığı için ne polis ne de Jandarma bakmıyor. “Keşke oraya taşınmasaydın.” Yaşlı bir kadın yeni taşınan bir çiftle konuşuyor. Nedeni sorulduğunda hırsızlar her zaman vardır diyor. Elbette bu insanları dinlemiyorlar. Hatta bunu karısını evden atmak için yaptığını söylüyor. Bir gece bir tık sesi duyuyorum. Eve hırsız girdi. Adam silahını alıyor. Karanlıkta ışığı açamaz. o yere düşer Hırsız ışığı yakar ve istediğini alır. Ev sahibi ve eşi şaşkınlıkla hırsıza bakarlar. Hırsızı bağlayıp polise giderler. Polis görmediklerini söylüyor. Askeri polise gider. jandarma bakmıyor bile. Sonunda hırsızla yaşamayı kabul ederler.

 

Striptiz Basri

Basri, karısı ve annesiyle birlikte yaşayan fakir bir adamdır. Her gün kapınızın önünde duran borçluya dayanıyor. Cebinde tek kuruş kalmamıştı. Kiracılar, kömür madencileri ve bakkallar her zaman eve gelir ve borç ister. Sonunda Basri, arkadaşı Hamdi’den borç istemeye gider. Hamdi, sürekli ilgi alanlarını değiştiren sarhoş bir adamdır. Basri, yıllardır aramadan ondan borç istemeye çekinir. Hamdi onu kumarhaneye götürür. Burada kadın çıplak dans ediyor. O gece geç saatlerde Basri bilincini kaybeder. Eve geldiğinde yaşlı kadın ve karısına kıyafetlerini çıkarmalarını söyler. Dışarıda çıplak oynuyor ve bağırıyor. Basri çılgın bir eve dönüşür. Akıl hastanesindeki herkes ona “Barthry Striptizci” diyor.

 

Kimine Talih Kimine Kör Salih

Adam ve karısı, çocuklarıyla birlikte bir apartman dairesinde yaşıyor. Erkeklerin bakmadığı iş yoktur. Ama iş bulamadı. Karısı onu her zaman azarlar. Yalan söylüyor çünkü ondan korkuyor ve bir iş buluyor. 3 bin lira maaş aldığını söyleyince eşi sustu. Ayın başlangıcı yaklaşmaya başlar. Adam karısına çocuklarla birlikte annesinin evine gitmesini söyler. Bir adam komşularından birine dikkat çekiyor. Sinemaya gittiklerinde evlerini de çalıyor. Üç bin lira alıyor. Eve döndüğünde bir hırsız onu tabancayla buldu ve üç bin lira çaldı. Polis hırsızı yakalar. Para senin mi diye soruyorlar. Benim olduğunu söylüyor. Para sahte olduğu için adamı karakola götürürler.

 

Amatör Ruhlu Bir Polis

Paşa Amca adında zengin bir yaşlı adam var. Akrabaları bayramdan bayrama ona gelir. Bu yaşlı adam askerlik hizmetiyle ilgili anılarını anlatıyor. Konuşmadığı zamanlarda uyuyor. Bir bayram daha, Paşa Amca’nın evine gelirler. Paşa Amca askerlik anılarını anlatır. Gece evde bir ses duyulur. Hırsız olduklarını düşünüyorlar. Teyzesi hırsızı polise ihbar eder. O zaman gerçekler ortaya çıkar. Hırsız raporu geri çeker. Polis yine pes etmiyor. Eve gelir ve arar. Paşa amca uyanır. Elinde bıçakla polisi kovalıyor. Polis, evde hırsız olmadığını itiraf etti.

 

Yağma mı var?

Sürmeneli İlyas Bey iş için İstanbul’a gelir. İstanbul’a tekrar nasıl geleceğini öğrenmek için White Rose Taverna’ya gider. Bir kadın onu alması için bir otele götürür. Sabah uyandığınızda, sürecek bir bıçağınız yok. Kadın bıçakla cinayet işledi. Polis onu yakalar. Yargıca getirin. Lehçe yüzünden olanlardan bahsediyor. Mahkeme üç oturumda sona eriyor. Hakim İlias Bey’e artık memleketi olmayan İstanbul’da yaşananları anlatmasını söyler. İlias Bey, “Ganimetiniz var mı, İstanbul’a gelir misiniz?” diye sorar.

İlginizi Çekebilir..  Elif Şafak-Aşk (Kısa Özeti)

 

Bir Pazarlık

Bu hikaye yaşlı bir adamla müzakere ilişkisini anlatıyor. Öyküdeki adam, yaşlı adama pantolonunu verir. Yaşlı adam bir yerde kusur bulamam diye pantolonuna bakıyor. Yarı evde, yarı dışarıda. Son olarak, pantolonlar vintage mağazasına ücretsiz olarak gidiyor. 50 kuruş. Ama o elli sent karşılığında sana mandal ve bir sepet verecek.

 

Dalkavukluk İstemem

Yayın istasyonunda çalışan dokuz kişi var. İşyeri sahibi Sn. Bu Cazım. Cazim Bey geldiğinde herkes ayağa kalkar. Şevki Bey Yayın Hizmetleri Başkanıdır. Cazım Bey oturmasını söyleyince oturmaz. Cazim Bey iltifattan hoşlanmayan ama buna ihtiyacı olan biridir. Kerim Bey batılı bir saray mensubu. Şevki Bey, Doğulu saraylılar anlamına gelir. Bir süre sonra Kerim Bey maaşını artırdı ve şef oldu. Cazım Bey’in içtiğine ve soluduğu havaya karışır. Sonunda Şevki Bey yardımcısı olur. Başka bir yerde değiştirilecektir.

 

Mutluluğumu Sana Borçluyum

Bir erkek bir kadınla tanışır. Arkadaşların yardımıyla ilişkiler geliştirir. Arkadaşı ona karanfil almasını söyler. Dediğini yapar. Arkadaşına döner. Arkadaşı bu sefer onu bir geziye çıkarmasını ve vals çalmasını söyler. O da yapıyor. Arkadaşına kadının evli olduğunu söyler. Kadının kocasından memnun olmadığını söylüyor. Sonunda bir erkek ve bir kadın evlenir. Arkadaşına teşekkür etti. Onun sayesinde ben de eşimden ayrıldığı için kendisine teşekkür ediyorum.

 

Anahtar

İbrahim ve arkadaşı kumarhaneye gelirler. Kumarhanedeki kızlar para avcılarıdır. Sadece eğlenmek için gidiyorlar. Kumarhanede İbrahim bir kadına aşık olur. Alice adında bir fahişe arkadaşını ziyaret eder. Birlikte birkaç içki içerler ve ona sahte bir aşk ilişkisini anlatırlar. Hesabı, saatini satarak ödenir. Kadın sonunda adresini verir. Sonra sana kapının anahtarını verir. Alice’in evini aradığınızda birkaç kişi aynı evi arıyor. Macit adında bir arkadaşı aradığı ev adresini ister. Evi anlattıktan sonra anahtarları Macit’e verir.

 

Bir Kız Nikâh Günü Kaçmıştı

Düğün günü Emmel adında bir kız kaçar. Süleyman Efendi, kızın ailesiyle birlikte öldü. Süleyman Efendi, kızın babasından büyüktür. Tekstil işiyle uğraşıyor. Eve gelir ve komşularını uyandırır. Gelin fiyatını soruyor. Parasını istiyor. Komşular kafa kafaya bir araya geliyor. O sırada Emily giyinir ve arabadan iner. Süleyman Efendi, annesi ve babası renk değiştirir. Süleyman Efendi’nin önüne para attı. Arabaya biner ve uzaklaşır.

 

Neveser’den Eser Yok

Arkadaş canlısı bir genç adam odaya girer. Görevliye Akasya Isırığı Derneği’ne davet edildiğini söyler. o oy Sonra parasını istiyor. Adam şaşırır. 45 lira ödüyor. Eve döndüğünde karısına bunun bir davetiye olduğunu söyler. Karısı konuyu komşulara yayar. Davet günü yaklaşıyor. Davetiyeye gittiklerinde Neveser Perry ortalıkta görünmüyordu. 20 yıl önce çürümüştü. Etrafta dolandırılan vatandaşları görünce tek enayi olmadığına seviniyor. Ertesi gün işte gazetede Neveser’i görür. O gün işten erken çıkıyor.

 

Zekânızı Bileyiniz

Ünlü polis dedektifleri Sherlock Holmes ve Nat Pinkerton bir hafta önce İstanbul’a geldi. Bir sabah otelde telefon acı acı çalar. Telefonda bir kadın sesinin “Sevgilim!…Sevgilim!…” dediğini duyuyorum ve telefonu kapatıyorum. Kimin aradığını tartışıyorlar. Sanatçı, bu soruları sorarak toplumun çöküşünü ironik bir şekilde dile getirdi. Bir kadın saçını çeker ve otel kapısından içeri girer. Neden cevap yok diye soruyorum. Kocasının öldüğü söyleniyor. Kocasına ne olduğunu sorarlar. Kadın banyoda boğulduğunu söylüyor. Nat Pinkerton, İstanbul’da musluklardan su gelmediğini bildiği için yalan söylediğini düşünüyor. Sherlock Holmes ve Nat Pinkerton, bir suç mahallini araştırmak için bir kadının evini ziyaret eder. Adam olay yerinden sağ kurtulur. Hikaye burada bitiyor.

 

Sinir Doktoru

Genç bir beyin cerrahı işe girer. açılıyor ama hasta gelmiyor. Sonunda gazeteye bir ilan verdi. İnsanların pazar günleri daha sinirli olduğunu biliyor. Pazar günü hastayı bekler. Beklendiği gibi olur. İlk hasta gelir. Karısından şikayetçi. İkinci hasta geçiminden şikayet ediyor. Ardından hastalar sırayla genç doktorun kafasını şişirir. Genç doktor canı sıkılır ve kendini sokağa atar.

 

Tebelleş

Kırk üç yaşında bir adam bir devlet dairesinde çalışan bir memurdur. Çantasında değerli belgeler var. Bu makale güvercin pisliği mirası hakkındadır. Banyoya girerken, Süleyman adında bir adama bir evrak çantası verdi. Banyoyu geçtikten sonra adam ortadan kaybolur. Bana odayı hatırlatıyor. Süleyman’ı aramaya başlar. İkinci kattaki odasına gider. Çantayı alır. İçindeki değerli belgeleri işler. Davayı kazanır. Devlet yüzde 18 vergi istiyor. Ödemeyeceğini söyledi ama şimdi vergi ödemek zorunda.

 

Mehmet Nusret Nesin olarak tanınan öykücülük, kurmaca, tiyatro ve şiir alanlarında çalışmalar yapan bir mizahçıdır. Cumhuriyet döneminin Bütüncül Realist yazarlarındandır. Çalışmalarında sosyal konuları işlemiştir. Bunu ele alırken ince bir mizah kullandı. Bu, okumaktan zevk aldığım bir kitap. Aziz Nesin’in eserini okumak istiyorsanız Fil Hamdi ideal bir eser. Kitap Özetleri sayfamızdan beğenebileceğiniz diğer eserleri inceleyebilirsiniz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.