Beyinsi

Ahmet Batman – Korkma Kalbim (Kısa Özeti)

  • 42 kez görüntülendi.
Ahmet Batman – Korkma Kalbim (Kısa Özeti)

Korkma Kalbim Kitabı Konusu Nedir?

Sabah Uykum, Soğuk Kahve gibi kitaplarıyla 7’den 70’e herkesin beğenisini toplayan Ahmet Batman, Korkma Kalbim adlı yeni kitabıyla okuyucuların kalbini kazanıyor.

Ahmet Batman, sözleriyle okurları etkileyen ve eklediği kısa öykülerle aşkın ve aşkın tüm duygularını anlatan yeni kitabında üslubuna devam ediyor.

Sosyal medyada en çok cümleleri paylaşılan ve bu başarısını kitaplarıyla devam ettirecek olan yazar, bu sefer de korkusuzca aşktan bahsediyor.

 

Korkma Kalbim Kitap Özeti

Ahmet Batman, 2013 yılında ilk kitabını yayınlayan, kendini Türk edebiyatına adamış bir yazardır. Yazarın ilk kitabı “Soğuk Kahve” 2013 yılında yayımlandı, ancak aynı yıl en çok okunanlar listesinde bir numaraya ulaşan “Sabah Uykusu” kitabını yayınladı. Ertesi yıl, 2014’te üçüncü kitabı “Bana İkimizi Anlat”ı yayınladı ve listelerin en üstünde tuttu. Ve yazarın son kitabı “Korkma Kalbim” 2015’in son ayında raflardaydı. Şimdi Korkma Kalbimin özetine bir göz atalım.

Bu kitabın kahramanı Burak. Anne ve babasını çok küçük yaşta kaybetmiş, babasının evinde yaşayan ve küçük bir kitapçısı olan 28 yaşında bir gençtir. Hayatında çok az insan var ve onunla aynı dairede yaşayan biri dışında pek arkadaşı yok. Bu kişiler Eleni Hanım ve Üzeyir Amca’dır. Tabii bir de karşı apartmanda oturan Başak adında bir arkadaşım var. Başak kördür ve Burak ona elinden geldiğince yardım etmektedir. Ona kitap okur, birlikte sahile giderler ya da Burak ona renkleri açıklamaya çalışır. Burak’ın da Buğra adında bir erkek kardeşi vardır. İki kardeşin çok zıt kişilikleri var. Buğra, ağabeyi dışında İstanbul’u hiç sevmez ve motosikletlere büyük bir tutkusu vardır. Ancak bu tutku bir gün başına bela olur ve Buğra bir kaza geçirir. Yürüyemez hale gelir ve hafızasını kaybeder. Kimsesi kalmayan Buğra, ağabeyi tarafından bakılır, babasının geride bıraktığı apartman dairesinde birlikte yaşamaya başlar ve Burak her gün ağabeyine geçmişi hatırlatmaya çalışır ama nafile.

Burak hayatında her zaman bir boşluk hissetmiştir. Aşık olmaktan ya da daha doğrusu gücenmekten korkuyordu. O yaşına kadar hiçbir kıza aşık olmamıştı ve hep aşkı tadabilecek mi diye endişeleniyordu. O güne kadar… Her zamanki gibi başka bir gün kitapçı açılır ve o sabah dükkana gelen kız başını çevirir. Kız çok eski bir dergiyi aramaktadır. Burak, dükkânında olmasa bile istediği dergiyi bulacağına söz verir ve kızın telefon numarasını bahane olarak alır. Kızın istediği derginin Büyükada’daki kitapçıda olduğunu öğrenince hemen Ada’yı arar ve hızla oradan ayrılırlar. Dergiyi aradım ama iş işten geçmişti ve İstanbul’a dönüş vapuru yoktu. Bir otelde kalmak zorundalar. Yine gittikleri otelde sadece bir boş oda olması ve aynı odada kalmaları bir tesadüftür. Burada Burak, o gece kıza gerçekten aşık olduğuna inanıyor. Ancak İstanbul’a döndükten sadece birkaç gün sonra Burak, ölümcül bir hastalığı olduğunu öğrenir. Hayatında aşkı bulamadığı için çok mutsuz hissediyordu ve bulduğunda bu haberi aldı ama Ada’ya bir şey söylemedi. Ertesi gün aşklarının karşılıklı olduğunu ve kelimenin tam anlamıyla bir ilişkiye atıldığını öğrenirler. Ama Burak çok gergin ve çok rahatsız çünkü yakında öleceğini biliyor ve Ada’yı terk etmesi gerekiyor. Bu rahatsız edici duygular nedeniyle aralarında birkaç titreme vardır, ancak birbirlerinden ayrılamazlar. Ada hala hiçbir şey bilmiyor.

İlginizi Çekebilir..  Stephan King-Hayvan Mezarlığı (Kısa Özeti)

Ada bir gün Burak’ı evine davet ettikten sonra, Burak ertesi gün onu evine davet eder. Ada geldiğinde Burak, Ada’yı almak için aşağı iner ama garip bir şey olur. Ada apartman kapısından içeri girdiğinde yakınlarda bakkal olup olmadığını sorar ve Burak’ın ısrarına rağmen bakkala yalnız gitmek istediğini söyler. Ama Ada gider ve bir daha geri gelmez. Burak saatlerce Ada’yı bekler ama Ada geri dönmez. O gün aralarında ciddi bir kopuş olacaktır. Burak, onu günlerce arar ama Ada cevap vermez ve Burak, ona mektup yazmakta bulur çareyi. Mektupta Ada’ya olan aşkını ve hastalığını anlatır ve Ada’nın kapısına bir mektup bırakır. Buna rağmen Ada yine de Burak’a dönmez. Daha sonra Burak, hastalığından habersiz olan kardeşine durumu anlatır ve yakında öleceğini bilmesini ister. O anda, garip bir şey olur. Hafızasını kaybeden ağabeyi Buğra’nın sözleriyle her şeyi hatırlamaya başlar ve anılar canlanır.

Kızımız Ada ise birkaç gün sonra Burak’ın bıraktığı bir mektupla gelir ve hemen Burak’ı bulup onunla konuşmak ister. Ancak Burak artık Ada’dan uzaklaşmak ister ve onu daha fazla üzmek istemez. Ama Ada ona geldiğinde Burak’a her şeyi anlatacaktır. Neden eve vardığında bir anda ortadan kaybolmuş, bu saatten sonra neden telefona cevap vermemiş… Buğra’nın arkasında bir motosiklet kazası geçirmiş bir arkadaşı vardır ve bu arkadaşı Ada’dır. Ada, Burak’ın evine gelene kadar Buğra ve Burak’ın kardeş olduklarını bilmez. Ve öğrendiğinde, geçirdiği sıkıntılı zamanları düşünür. Böylece aniden Burak’ı terk eder ve kendini suçlu hisseder, bu yüzden Burak’ın çağrılarına cevap vermedi.

İlginizi Çekebilir..  Reşat Nuri Güntekin Bütün Eserleri Kısa Özetleri

O gün Ada ve Burak en başından her şeyi konuşmuşlar ve evlenmeye karar vermişlerdir. Yakında da evlenirler. Ancak Burak, Ada’yı bırakmakta hâlâ tereddüt etmektedir. Çünkü tedavisi gittikçe kötüleşiyor. Düşündüğün gibi çok fazla şey oluyor. Ada ile balayından sonra Burak bir mektup bırakır ve sonsuz bir uykuya dalar.

korkma-kalbim-kitap-ozeti

 

Korkma Kalbim Arka Kapak Bilgisi

Kedileri seven kadınlar yalnızlıktan korkarmış, köpekleri ise aslında kendilerini güvende hissetmek istediklerinden severlermiş… Sen filleri severdin ve bir fil kalbi kırıldığında ölebilirmiş. Sen filleri boşuna sevmiyorsun güzel kadın. Sen kalbinin kırılmasından korkuyorsun da haberin yok. Korkmasın kalbin çünkü o artık benim de kalbim…

– Benim korkak kalbim size âşık oldu…
– Kutu kutu pense oynamıyoruz küçük bey, aşkı çocuk oyunu mu sandınız siz?
– Aşkın bir oyun olmadığını öğrenecek kadar büyüdüm ama şayet aşk bir çocuk oyunu olsaydı ve o oyunun adı da kutu kutu pense olsaydı tüm dünya size arkasını dönse bile ben size arkamı dönmezdim küçükhanım…
– Böyle konuşursan kilitlenirim ben ama…
– Eğer kilitlendiğiniz yer kalbim olacaksa bundan memnuniyet duyarım.
– Susuyorum.
– Ben de size…

 

Bu kitabımızı beğendiyseniz Ahmet Batman’ın Sabah Uykum Kısa Özetine göz atmanızı tavsiye ederiz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.