Türkiye’de Web Haberciliğinin Son Hali

Türkiye’de Web Haberciliğinin Son Hali


Türkiye’de Web Haberciliğinin Son Hali

Ülkemizde internet üzerinde haber yapma anlayışı 90’lı yılların sonunda başladı. Benim ve birçok bilgisayar kullanıcısının internet üzerinde haber ve bilgi verici nitelikte kullandığı ilk internet adresi de tabiki Emre Kurttepeli’nin Mynet’i olmuştu. O dönemde haberlerin bize bilgisayar üzerinden aktarılması gerçekten inanılmaz birşeydi. Yine birçok kişinin internet açılış sayfası da mynet olmuştu. Günümüzde olduğu gibi o zamanda bu tip girişimlerin hepsi, yabancı ülkelerden görülüp ülkemizde de yapılmaya başlanan girişimlerdi (bkz. Buzzfeed – onedio – yemeksepeti – ebay – gittigidiyor). Bu yazıyı yazarken ki düşüncem, bu güzellikleri almamızdan çok, onu nasıl kullandığımız hakkında bilgi vermek.

99 dan 2016 yılına değin Türkiye’nin internet habercilik sektöründe büyük gelişmeler yaşandı. Birçok gazete aynı adıyla internetten haberlerini yayınlamaya başladı. Gazetelerle beraber TV kanalları da bu yolu takip ederek kendi platformlarını oluşturdu. Facebook, twiiter ve instagram gibi birçok sosyal ağın da gelişip ülkemizde çok fazla kullanılmaya başlamasıyla artık her haber çok kısa bir sürede insanların önüne gelebiliyordu. Buraya kadar gayet hoş herşey.

Hatırlarsınız, gazete satan bir market ya da bakkalın önünden geçerken Posta gazetesinin arka sayfasına bakıp geri koyulduğu zamanları. Ya da berberde otururken sadece orta sayfasını okuyup ilginç birşeyler var mı diye bakıldığı zamanları. Bunları söylememin nedeni zaten gazetecilikte de başlamış olan bir olgunun internet sektörüne de geçmesi. Bunu şu şekilde açıklayayım:

Ülkemizde insanların haber ve bilgiye olan bakışı, yabancı ülkelerdekine göre çok farklıdır. Magazin olgusu, onlarda çok daha önce oluşmuş ve ünlülerin yaptıkları, görselleri ve vücutları hakkındaki haber olgusu oldukça normal karşılanır. Çünkü onlar gerekli olduğunu düşünür. Fakat bunu “caart” diye politika veya siyaset haberleri olan bir ortamda gözümüzün içine sokmazlar. Herşeyin bir kategorisi ve düzeni vardır. Bizlerde ise çok ciddi bir mevzunun anlatıldığı yazının yan tarafında  kocaman puntolu “esra’nın ceyda’dan intikamı” yazılı açık saçık bir görsel mevcuttur. Bu olgumuz önce düşük çaplı sitelerde mevcuttu. Girmiyorduk zaten sürekli böyle yaptıkları için. Fakat devlet yayınlarının haricinde (e onlarda yapmasın bi zahmet) tüm köklü ve baba diyeceğimiz sitelerde bu tip haberler mevcut. İşte ben buna içi boş habercilik diyorum. Kocaman bir sıfır. Şimdi örnek verelim biraz:

“Sonunda bunu da yaptılar”, ” Kadın futbolculara şok, çırılçıplak soyunup…” “onu görünce öyle birşey yaptı ki”, “yeni kim kardashian, sosyal medyayı salladı” ve blablabla.. Ne demek istediğimi anladınız. Tıkladığınızda ya iki satır etmeyen ve zaten başlıkta da yazılı olan cümle çıkar karşınıza, ya da aynı resim. Hergün görüyor ve okuyoruz bunları. Çünkü özünde temel habercilik anlayışı ile çıkan az önce bahsettiğim tüm o baba haber platformları yapıyor bunu. Benim kızdığım nokta bu tip haberlerin tamamiyle bilgi vericilikten uzak, magazin bile sayılamayacak sadece içine girmemizi sağlayan haberler. Onedio’nun başarısını hepiniz biliyorsunuz. Ben açıldığı zamandan beri yükselişini takip ediyorum ve ilk başta buzfeedden aldığı ingilizce kopyala yapıştırların üzerine, insanların ilgisi sayesinde çok fazla şey yaptı ve şu an Alexa top 100’ün 6. sırasında. Dehşet birşey. Milliyet bu ay onun gerisinde kalmış mesela. İçeriği ve yaptığı haberler hakkında birşey diyemem, isteyen beğenir isteyen beğenmez, ben site olarak başarısına bakıyorum. Kimseyi birşeye zorlamıyor. Zaten haberin niteliği kötü bile gözükse ki bu da göreceli, ona ilgisi olan kişi geliyor. Fakat ben, hem naçizane fikrimi çaldıklarını düşündüğüm, hem de beğenmediğim haber anlayışından ötürü sürekli okuduğum bir platform değil.

Bu bahsetmiş olduğum haber anlayışı yüzünden sadece devlet yayınlarını ve dünya genelinde haber yapan belli başlı siteleri takip etmeye çalışıyorum. Bu karmaşık rezil haber anlayışımızdan vazgeçilmesini bırakın daha da artacağını düşündüğümden gerçekten çok üzgünüm.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
821 2,029