Toplumun Ahlakı Nasıl Düzelir?

Toplumun Ahlakı Nasıl Düzelir?


Toplumun Ahlakı Nasıl Düzelir?

Bu başlığı atmak çok kolaydı. Bu konuyu açıklayacak kelimeleri bulmakta çok kolaydı. Parmaklarımın klavye üzerinde hareketleri de çok kolaydı. 1.5 saatte biten bir yazıydı, kolay olan sadece yazmaktı. Zor olan neydi biliyor musunuz?  Zor olan bu başlığı atma fikriydi. Zor olan böyle bir yazıya şahsımca ihtiyaç duyduğumdu. İçimi yaralayan şey bu yazıya konu olan ahlak kavramının artık toplumumuzda olmayışıydı. Kalbimi sıkıştıran kaygı, çocuğumu nasıl bir toplumda büyüteceğim kaygısıydı. Biz çocuklarımızı böyle bir toplum içinde nasıl büyütüp başarılı birey haline getireceğiz? biz üzerimize düşeni yapıp gerisini topluma mı bırakacağız? Evet sorular. Bol bol soru soracağım bu haftaki köşe yazımızda.

Tamamen bozulmuş bir toplumda yaşamıyoruz çok şükür ancak gördüklerimizi, duyduklarımızı, şahit olduklarımızı bir düşünürsek toplum ne hale gelmiş diyoruz. Nereden başlayalım? 60’lı yıllardan mı? yoksa yaşadığımız şu yıllardan mı? nereden başlarsak başlayalım gerçek olan şu ki bizi zehirlediler.

???… Biz farkında olmadan içten içe inandıklarımızı yaşamak yerine yaşadıklarımıza inanmaya başladık. İnandıklarımızı yaşasaydık bizi hiç kimse zehirleyemezdi. Neye inanıyoruz? İslamiyetin doğru olduğuna, Allah’ın varlığına, peygamberlere, farz ve sünnetlere, dinen yasak olan şeylere, helal olan her şeye, hoş görülü olmaya, sadakatli olmaya, yardımsever olmaya, insanı insan olduğundan ötürü sevmeye, açıksözlülüğe, iyiliğe, emeğe saygıya, başkasına ait olan mallara dokunmamaya, çirkin davranışlardan uzak durulması gerektiğine, ölüme, ahirete, cehennem ve kabir azabına, canlılara zarar vermemeye…..İnanıyoruz değil mi? bunda hemfikiriz. Öyleyse neden inandıklarımızı yaşamıyoruz?

???… İslamiyeti seçmemiş ancak insan gibi yaşamasını bilen, ahlaksızlık yapmayan, doğruyu yanlışı bilen, hoş görülü olan başka din ve ya mezhebe ait olan kardeşlerimize sözümüz yok. Toplum ahlakını yok etmeyi amaç edinmiş kişiler bizi ahlaktan yoksun bir toplum yapmayı kısmen başarmışlar ve kim bilir nerede amaçlarına ulaşmanın mutluluğunu yaşıyorlardır. Nasıl oldu bu? bizi nasıl zehirlediler? Bizi her yönden zehirlemeyi başarıyorlar. Gözümüz haramı görüyor, haksızlığı görüyor, çıplaklığı görüyor çeşitli kötü amaçlı medya ya da sosyal medya unsurları bize bu ahlaksızlıkları aşılıyor ve bir zaman sonra bu bize normal gelmeye başlıyor. Eğlence dünyasını cennet gibi gösterdiler. Zararlı alışkanlıkları keyif alınan bir mutluluk gibi gösterdiler.

???… Lisede okuyan yavrularımızın hayatına sevgili, aşk, çıplaklık, uyuşturucu gibi ahlaktan yoksun zararlı kavramları soktular. Liseye giden bir genç neden sevgili derdine düşsün geleceğini şekillendirmek ve iyi bir hayata sahip olmak varken. Köşe başlarında racon kesen gençlerimiz nelerden etkilendi de hırçın, kavgacı bir nesil haline geldi? Kadınlarımız neden şiddet kurbanı oldu? Daha bir sürü örnekleri var ancak bunları yazarken bile insanın kalbi paramparça oluyor.

???… Çocuklarımızı yetiştirirken kullandığımız her kelimenin onların hafızalarına kazındığını unutuyor muyuz? İnandığımız değerler yerine sırf gülmek için çocuklarımıza ahlaktan yoksun kelimeleri öğretmenin ve bir de üstüne bu kelimeyi çocuk söylediğinde kahkaha atmanın neresi komik? Çocuk daha küçücükken affınıza sığınarak “göster amcana hadi pipini” deyip bir de bununla gururlanıp gülerken acaba çocuğun büyüdüğünde birine tecavüz etmesine de mi güleceğiz? O çocuğun aklında demek ki mahrem yerleri açmak normalmiş düşüncesi oluşmayacak mı?

???… Kız çocuğuna giydirilen kıyafetlerin kısalığına uzunluğuna, şekline şemaline dikkat etmeden sokağa çıktığımızda çocuk tacizcilerinin gözüne bayram yaptırıp tacizcilere fırsat mı vereceğiz?

???… Çocuğumuz bir manavda elini meyvelere attığında “hayır kızım ya da oğlum o meyve bize ait değil. Ancak parasını ödersek bizim olabilir” demezsek yarın bir gün o çocuk bir başkasının malını çalmayacak mı?

???… Evliliğin kutsal olduğunu unutup en küçük bir tartışmada yolları ayırmak ne zamandır moda oldu? Kadının kocasına kocanın da karısına karşı olan sevgi, saygı, sadakat gibi çok güçlü kavramlar neden bitti?

???… Ticaret yaparken çok kazanmak uğruna çeşitli hilelere başvurmak ve oradan gelen parayla iş yapmak, ev geçindirmek, çocuklarımıza yedirmek hangi mantığa dayanarak helal kabul edildi? Maalesef Bir esnaf diğer bir esnafın kazancını hesaplar oldu. Kendinden başkasının kazanmasını istemeyen biri mutluluğu bencillikte mi buldu?

???… Çalışanın hakkını vermeyen, çok fazla çalıştırıp az ücret ödeyen, sigortasını yapmayıp işçiyi zor durumda bırakan işveren yaptığından ne zamandır gurur duyar hale geldi?

???… Aldığı ücretin hakkını vermeyen, işi bilerek geciktiren, tabiri caizse yata yata para kazanmaya çalışan bir işçi ücretini aldığında eve giderken ne zamandır sevinerek gitmeye başladı?

???… Sevdiği birinden olumsuz yanıt alan kişi hangi hakla onun canını almayı kendince haklı buldu?

Sorular…Sorular…Sorular… Toplumun ahlakı nasıl düzelir sorusunun cevabını siz değerli okuyuculara bırakıyorum. Çünkü cevap bulmakta gerçekten ama gerçekten çok zorlanıyorum. Sadece inandıklarımızı yaşarsak toplum ahlakı düzelir diye umut ediyorum.

Elim, kalbim, duygu ve düşüncelerim ancak bu kadarına yetti. Örnekler çoğaldıkça ben de iyice karamsarlığa kapıldım, yazmaktan bıktım, bir çoğu hepimizin bildiği şeyler zaten ama belki farkına varamayanlara küçücükte olsa bir ışık olabilmek adına yazımı sonlandırıyorum.

Toplumun hiç bozulmadığı bir yerde doğmak, yaşamak ve ölmek ne güzel olurdu…

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

1091 0,609