Salvador Dali Belleğin Sürekliliği Tablosu Anlamı

Salvador Dali Belleğin Sürekliliği Tablosu Anlamı


Salvador Dali Belleğin Sürekliliği Tablosu Anlamı

11 Mayıs 1904 doğumlu İspanyol sanatçı, Picasso, Magritte ve Miró gibi sanatçılardan etkilendi. Freud’un psikanaliz yöntemini çokça kullandı. Yaşam, ölüm, cinsellik ve rüya gibi en temel meseleleri birbiri ile yoğurarak oluşturduğu eserlerle Sürrealizm alanında dünyanın en çok bilinen sanatçılarından birisi oldu. Dali Figures’te 1989 yılında ölmüştür.

Onun  sanatsal şaheseri Belleğin Sürekliliği (The Persistence of Memory)‘nin arkasındaki anlamı anlamak pek de kolay değildir aslında. bir sahilde dört tane saatin eriyik halde resmedilmesi ne anlama gelebilir? Tüm insanlar nerede? Neden böyle bir tasvir yapılmış?

Oldukça mantıksız ve saçma olarak addedilebilen bu resim, Dali’nin sürrealizmi anlamada  rüya bağını etkin bir şekilde kullandığını gösteriyor. “anıların kalıcığı” başlığı da bu yüzden. Bu eser ayrıca Dali’nin kendine özgü  “düşün el çizimi ile resmedilişi“ni gösterir. Sanatçının, kendinden yola çıkarak, kendi bilinçaltına ve rüyalar ına yönelerek oluşturduğu Sürrealizm, zaten rüya tezinin çıkış noktasını meydana getirmektedir.

 

The Persistence of Memory-dali

Ayrıntılı olarak resme bakalım:

Gözlerimizi kapattıktan sonra neler gördüğümüzü anımsamaya çalışırsak, çok büyük bir olasılıkla, ilk olarak erimekte olan saatler gelecektir aklımıza. Bir an için, erimiş saatleri ve yerdeki garip şekli resimden kaldırdığımız düşünelim. Sıradan bir manzara bu. Sanki bir tiyatro sahnesi gibi düzenlenmiş. Kompozisyonun büyük bir parçasını kaplayan kara parçası, ilerideki kayalıklar, deniz ve gökyüzü.

Sonsuzluğun bir köşesinde bu ıssız manzarada, sol üst taraftaki köşeli blok, doğallığın içinde, oldukça yapay duruyor. Onun üzerindeki dal parçası, geometrik bloka tutturulmuş, tam bir ilgisizlik. O sessizlikte, bir canlıya benzeyen tek şey, yerdeki ne idüğü belirsiz, beyaz renkli garip şey. Belki de Gala ve Dali’nin bir birleşimi. Upuzun kirpikli gözlerini yummuş bu garip şeyin ağzı yok. Sürrealistlerde ağzın vajinaya bir gönderme olduğu dikkate alınırsa, belki de saplantı halinde zihnini meşgul eden cinsellikle ilgili düşünceler içindeydi sanatçı.

Bütün bunlar bize karanlık. Ama, yine de bazı ipuçları veriyor sanatçı: “Mükemmel bir akşam yemeği yemiştik. Yalnız kaldığım bir an, dirseklerimi dayamış vaziyette masanın üzerindeki erimiş peynire bakarken düşünmeye başlamışım… O sırada, Llgat Limanı yakınlarında, kaybolmakta olan şeffaf gün ışığının uçurumları aydınlattığı bir manzara üzerinde çalışıyordum. İşte bu manzara, bir düşüncenin zemini oldu. Peki ama, hangi düşüncenin? İlginç bir şey arıyor, ama bir türlü bulamıyordum. Işıkları söndürdüm ve işte o an tam aradığım şeyi gördüm: bir tanesi iki büklüm, bir zeytin ağacının dalında asılı, iki tane yumuşak saat görmüştüm”.

Dali’nin her an çalışan belleği, erimiş peyniri erimiş saatlere dönüştürmüş. Dolayısıyla saatler, aynı zamanda kesintisiz bir şekilde işleyen ve her şeyi her şeye dönüştürebilen beyne “belleğin oluştuğu yere” yapılan bir gönderme olarak da okunabilir.

Kaynak: http://www.biography.com/people/salvador-dal-40389

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
861 0,425