Sabahattin Ali-Kürk Mantolu Madonna (ÖZET)

Sabahattin Ali-Kürk Mantolu Madonna (ÖZET)


Sabahattin Ali-Kürk Mantolu Madonna (ÖZET)

Birbirinden tamamen farklı iki dünyada yaşayan iki ayrı insanın hikayesidir bu. Yaşadıkları yerde insanlardan uzaklaşmış tekdüze bir hayat sürerler. İşsiz olan ve işsizliğin vermiş olduğu sıkıntılar ile yaşayan Rasim, şans eseri eski arkadaşı Hamdi Bey ile tanışır. Hamdi Bey bir iş yerinde yöneticilik yapmaktadır. Rasim’i işe alır. Rasim ile aynı odada çalışan Raif Efendi gizem dolu bir insandır. Kimseyle konuşmaz ve hiç bir şeye tepki vermez. Rasim zaman zaman Raif Efendi’ye sinir olur ve onun içine kapalı, duygusuz biri olduğuna kanaat getirir. Raif Efendi iş yerinde çevirmenlik yapmaktadır. İşlerin geciktiği bir gün Hamdi Bey Raif Efendi’ye kızmıştır. Duruma tepkisiz kalan Raif Efendi, Hamdi Bey’in bir tane resmini yapar. Resmi gören Rasim onun çok yetenekli olduğunu düşünür ve hakkında daha fazla bilgi sahibi olmaya karar verir. Raif Efendi bir gün hastalanır ve işe gelmez. Bunun üzerine Rasim işleri evine götürür. Bu sayede Raif Efendi’nin ailesiyle de tanışır. Evde de Raif Efendi sessiz, içine kapalı bir karakter sergiler. Rasim bu içine kapanıklığın ardında yatan nedeni merak eder. Bir zaman sonra Raif Efendi ciddi bir hastalık geçirir ve iyice düşmüştür. Rasim, bu zaman zarfında Raif Efendi ile daha çok zaman geçirmeye başlar. Bir gün Raif Efendi Rasim’den iş yerindeki bir kitabı getirmesini ve yakmasını ister fakat Rasim onu ikna eder ve kitabı okumaya başlar. Kitapta Raif Efendi’nin çizimleri ve hayat hikayesi mevcuttur. Raif Efendi içe kapanık bir çocukluk geçirmiş, küçük yaşta babası tarafından Avrupa’ya gönderilmiştir. Avrupa da sabunculuk öğrenmek için gittiği iş yerinden arta kalan zamanlarda yine resim yapar ve resim sergilerini gezer. Sergilerden birinde kürk mantolu Madonna isimli bir tablo dikkatini çeker ve sık sık bu tabloyu görmeye gelir. Tablonun sahibi ile tanışır. Tablonun sahibi Maria Puder’e aşık olur. Birlikte zaman geçirirler. Maria Puder bir yılbaşı akşamı Raif Efendi’ye yaşadıklarının aşk olmadığını söyler. Belli bir süre ayrı kalırlar görüşmezler. Maria hastalanır ve bakımını Raif Efendi üstlenir. Bu ilgisi karşısında Maria Raif Efendi’ye tekrar yakınlaşır. Memleketten gelen bir telgrafta Raif Efendi’nin babasının öldüğü yazılıdır. Raif Efendi memlekete döner ve işleri düzene koyunca Maria’yı yanına getirmeyi düşünür. Mektuplaşırlar fakat bir süre sonra mektuplarına cevap alamaz olur. Raif Efendi çok üzgündür ve bir kadınla evlenir. Aşık değildir. Çocukları olur. Raif Efendi kendini çok kötü hisseder. Dünyaya küsmüştür. Aldatılmış ve aşka, sevgiye artık inanmamaktadır. Yıllar geçip gider. Bir gün Raif Efendi Avrupa da kaldığı bir pansiyonda tanıştığı kadınla karşılaşır. Kadın Maria’nın akrabasıdır. Kadının yanında da bir kız çocuğu vardır. Raif Efendi kadından Maria hakkındaki gerçekleri öğrenir. Maria hastalığı sırasında hamile olduğunu öğrenir ve riskli olduğu halde doğum yapar. Doğum esnasında Maria ölür. Kadının yanına duran kız Raif Efendi’nin kızıdır. Raif Efendi yaşadıklarını deftere yazar. Rasim defteri bitirip geri teslim edeceği sırada Raif Efendi’nin öldüğünü öğrenir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
841 0,407