Peyami Safa Kitapları Kısa Özetleri

Peyami Safa Kitapları Kısa Özetleri


Peyami Safa Kitapları Kısa Özetleri

Peyami Safa-Canan (Kısa Özeti)

Canan henüz yaşı küçükken esirciler tarafından alınır. Bir süre durduktan sonra saraya satılmıştır. Sarayda ünü yayılır çünkü çok güzeldir. Bu arada Canan zengin biri olan Şakir Beye verilir. Canan burada iyice büyür serpilir ve evlilik çağı gelir. Bir binbaşı ile evlendirilir ama fazla duramaz tekrar İstanbul’a döner. Canan tekrar Şakir Beyin yanın gelir. Şakir beyin yanında çalışan Lamis’i kendine bir şekilde bağlar. Bu bağlılık giderek daha da güçlenir ve Lamis yıllardır beraber olduğu eşinden boşanır. Artık beraberdirler. Evliliğini bitirmek için tek sebep Canan değildir. O yalının süslü ve şımarık hayatından hatta nefret etmiştir. Evlilikleri Kalamış’ta devam eder. Canan bu evi pek beğenmez sürekli şikayetlenir. Yalıda otururken böyle bir eve gelmeyi gururuna da yediremez. Bir süre sonra artık Canan’ın şahsi ihtiyaçlarını maddi olarak karşılayamaz duruma gelir Lamis. Canan başka erkeklerle ilişki kurmaya başlar. Lamis ara sıra dedikodular duysa da buna inanmak istemez. Bir gün bir kadın gelir ve Canan’ın annesi olduğunu söyler ama Canan inkar eder. Lamis kadına sahip çıkar. Kadın Canan’ı bir erkekle görür ve hemen olayı Lamis’e anlatır. Lamis şüphelerinde iyiden iyiye haklı çıkmıştır ve olayın üstüne gider. Yakın arkadaşı Selim vardır. Selim sıklıkla eve gelir. Canan Selim ile görüşmektedir. Lamis bunu öğrenir. Sadece bunu öğrenmekle kalmaz daha başka erkeklerle de beraber olduğunu öğrenir. Evde tartışma çıkar. Kadın Canan’a saldırır ve öldürür. Lamis Canan’ı kaybettikten sonra buradan taşınır eski yalısına gider ve hayatına burada devam eder.

Peyami Safa-Biz İnsanlar (Kısa Özeti)

Peyami Safa’nın unutulmaz eserlerinden biridir Biz İnsanlar. Savaş zamanıdır. Halktan zengin bazı kişiler işgalcilerle iş birliği içindedirler. Çıkar her şeyin üstündedir. Vatandan dahi daha önemlidir bu zenginler için. Orhan savaş döneminde öğretmenlik yapar. Çocuklardan iki tanesi yaramazlık yapar. Tahsin Cemil’in kaşını yarar. Cemil’in tedavisi yapılınca annesinin yanına gönderilir. Tahsin Cemil’e taş atmıştır çünkü Cemil ona Eşek Türk demiştir. Orhan bir yandan Cemil’in ablasına gönlünü kaptırmıştır. Orhan daha fazla dayanamaz ve istifa eder. İstifa etmesinin sebebi de Cemil’in bilmeden yanlışlıkla tüm halka küfretmiştir. Orhan öğretmenliği bıraktıktan sonra hayat onun için daha da zorlaşır. Öyle ki bir akşam soğuktan yatamaz ve kalkar sokağa çıkar. Cebinde son bir kaç bozukluğu kalmıştır ve bununla çay içip içini ısıtmak ister. Çay almak için geldiği yer kapalıdır ve oracıkta düşer kalır. Çay alacağı yerin sahibi erken gelince hayatı kurtulmuştur. Eskiden arkadaşı olan Necati Orhan’a bir iş bulmak ister. İşi bulur ve çalışır artık eski kötü günler geride kalır. Eski aşkı da aklına gelir. Eski aşkının peşinden bi çok kişi koşmaktadır güzel bir kadındır. Bir asker de bu kızın peşindedir ve Orhan başına bela alacağını anlar ama yüreğine söz geçiremez. Tahsin’in babası o ara hapisten çıkmıştır. Tahsin’in babasının hapishaneye girmesinin sebebi Cemil’in annesidir. Kız herkese aşıktır ve bunu bilen Orhan bir an evvel evlenmeyi düşünür. Kızın annesini de halk sevmez çünkü evinde Fransız bayrağı asılıdır. Kız hastalanır ve yatağa düşer. Hastanede başında Orhan vardır. Kızın şuuru kapalıdır. Orhan hava almak ister ama merdivenden giderken düşmesi Orhan’ın sonu olur.

Peyami Safa-Şimşek (Kısa Özeti)

Müfid karısı Pervin’i çok sever ve onun bir iyilik meleği, saf ve temiz bir kadın olduğunu düşünür. Dayısı Sacid ile beraber yaşamaktadırlar. Aynı evde yaşamak zorunda oldukları için Macid zaman zaman eşini dayısından kıskanır. Kıskanmakta haklıdır da çünkü Eşi Macid’i aldatmaktadır. Başka bir eve taşınmak için karar alırlar. Günlerden bir gün evde arkadaşlar arasında bir toplantı tertib edilir. Müfid, Sacid ve Pervin’in arkadaşlarından hiç haz etmez. Onların o şımarık tavırları o kendinden geçmiş hallerini hiç görmek istemez. Bu sebeple mümkün olduğu kadar erken bu tür toplantılardan kaçmaya çalışır. Çeşitli bahaneler uydurur bazen hiç katılmaz. Macid karısından pek şüphelenmez başta ama sonra içine bir kuşku düşler. Sonra eşinin çantasını karıştırır ve bir numara bulur. Bu numara Arif adında birine aittir. Bu yasak ilişki gün yüzüne çıkacaktır ama Macid yine saf gelir ve karısının böyle bir şey yapabileceğine inanmaz. Olanları arkadaşı ile paylaşır arkadaşı onu destekler ama işer gitgide daha da kötüleşir. Evden ayrılır ve eşine küser. Hasta olur yataklara düşer. Eşi biraz vicdan azabı duysa da yine de eski yaşantısına devam eder. Bir gün Macid iyice düşer ve son nefesini vermek üzeredir. Bütün arkadaşları toplanır tabi dayısı ve eşi de. Hepsi güya durumuna üzülür ama içten içe normal yaşantılarına etki etmeyecek olan Macid’in ölümünü de hiçe sayarlar. Umursamazlar. Herkes dağılır ama evde eşi ve dayısı kalır. Macid hasta yatağında yatarken çakan şimşek ile eşini ve dayısını uygunsuz bir halde görür. Onlar kaçar. Macid son enerjisi ile bıçağı alır ve dayısını öldürür kendide ölür. Eşi de aklını yitirmiş bir halde sokakta bulunur.

Peyami Safa-Bir Akşamdı (Kısa Özeti)

Meliha ve ailesi İzmit’te yaşayan sorunlu bir ailedir. Meliha her şeyden sıkılır, her gün aynı şeyi yapmaktan bıkmıştır. Babasının hastalığı ile uğraşırlar. Öksürük hastalığına yakalanmıştır babası. Annesi de elinden geldiğince kızı ile ilgilenir. Meliha evlerinin bahçesindeki çiçekler ile uğraşarak geçirir. Kitap okur körfezi seyreden böylece yaşayıp giderdi. Annesi ile çok sık tartışır ve sinir olurdu. Meliha güzel bir kızdı. Bir gün evlerine uzaktan akrabaları olan genç bir zabit gelir. Savaşlarda kahramanlık göstermiş bir askerdir. Meliha bu genci görür görmez aşık olur. O da Meliha’dan etkilenir. Onu İstanbul’daki evine götürme için ikna eder. Meliha kabul eder ve İstanbul’da beraber yaşamaya başlarlar. Meliha’ya nikah kıymaz metresi gibi kullanır. Meliha bu duruma üzülür ama ona aşık olduğu için ses çıkarmaz. Genç zamanını kitap okuyarak geçirir. Kendisine Roma imparatorlarını örnek almıştır. Bir gün eve Fransa’dan bir kadın gelir. Bu kadın Meliha’nın sevgilisi Kamil ile skiden arkadaşlık etmiş ve bir çocuk sahibi olan Bert’tir. Bert Meliha’yı şoka uğratmıştır. Bu duruma kızan Meliha ile Kamil’in arası açılır. Bunun üzerine Meliha başka erkeklere yavaş yavaş ilgi duymaya başlar. Ferit adında biriyle tanışır. Ferit bir süre Meliha’yı kullanır sonra terk eder. Meliha bu olay sonrasında artık erkeklerden nefret eder ve bir daha hiç bir erkeği hayatına sokmamaya karar verir. Kamil askere çağrılır savaş başlamıştır. Meliha’ya mektup yazar ama Meliha umursamaz. Kamil şehit olur ama Meliha içinde hiç bir duygu hissetmez.

Peyami Safa-Fatih Harbiye (Kısa Özeti)

Şinasi ve Neriman çocukluktan beri arkadaştırlar ve çok iyi anlaşırlar. Etraftakiler büyüdüklerinde evnleneceklerini bile düşünür. Okulda, üniversitede, sokakta her yerde beraberdirler. Etle tırnak gibi ayrılmaz bir bütün gibi hareket ederlerdi. Neriman’ın babası da Şinasi’yi çok sever hatta bazı akşamlar Faiz beylerin evinde toplanırlar ve eğlence düzenlerlerdi. Neriman oturduğu bölgeyi yani Fatih’i sevmezdi. Çünkü Fatih geri kalmışlığın, virane evlerin, fakirlerin simgesi gibi geliyordu Neriman’a o buradan sıkılmış ve daha güzel daha yeni batılı tarzda yerlerde oturmaya merak sarmıştı. Bir gün zengin bir bey olan Macit ile tanışır. Macit Harbiye de ikamet eder. Neriman’a baloya katılma teklifi eder. Neriman heyecanlanır. Artık Şinasi’den de soğumaya başlamıştır. Babasından izin alacağı sırada babası kızını onu Şinasi ile evlendireceğini söyler. Neriman bunu düşünmek ister ve balo için babasından izin alır. Neriman kendine elbise bakmaya çıkar. Dayı kızları bu tür işlerde tecrübeli olduğu için onların yanına gider. Burada bir kadınla tanışır. Kadın ağlıyordur. Sebebini sorar ve kadın anlatır. Zamanında kızı da Neriman gibi evden sıkılınca kendini başka yerlerde yaşadığını hayal eder. Bir Rus gitaristle beraberdir ama sıkılır. Sonra zengin birini bulur ve evlenir. Kız aradığı mutluluğu bu adamda bulamaz. Gitarist kıza daha çok mutluluk vermektedir. Bunun üzerine tekrar gitariste dönmeye karar verir ama gitarist kızı kabul etmez. Kız intihar eder. Bu hikayeyi duyan Neriman baloya gitmekten vaz geçer ve evine döner. Babasına Şinasi ile evlenmek istediğin söyler.

Peyami Safa-Matmazel Noralya’nın Koltuğu (Kısa Özeti)

Ferit tıp fakültesinde öğrenim görmektedir. Annesi çok sinirli bir kadındır aynı zamanda veremlidir. 2 kardeşini annesinin hastalığı yüzünden kaybetmiştir. Küçük kardeşi de hastadır fakat hastalığının daha fazla ilerlememesi için teyzesinin yanına götürülmüştür. Babası da Avrupa’ya gitmiştir. Annesi de kısa süre sonra ölür. Ferit gelişen olaylardan bunalır okulu bırakır ve bir pansiyona yerleşir. Ferit burada da huzur bulamaz. Pansiyonda kalanlar garip kişiliklerdir. Bir ailenin kızı ortalıkta çıplak dolaşır ve garip sesler duyduğunu söyler, romatizma hastası Tosun bey de pansiyon sakindir. Kardeşi Nilüfer, Ferit’i ziyarete gelir ve teyzesinin eziyetlerinden bahseder. Ferit buna çok kızar ve pansiyondakilere teyzesini öldüreceğini ağzından kaçırır. Tosun bey de bunu duyar. Ortalıkta çıplak dolaşan garip kız çığlıklar atarak uyanır ve aynı dakikada birinin bıçaklandığını söyler. Kimse inanmaz ama az bir zaman sonra bir kadının öldürüldüğü öğrenilir. Tosun bey Ferit’e her şeyi anlatır. Tosun bey seri bir katildir ve yardımcı olmak maksadıyla teyzesini öldürmüştür. Pansiyonda kalan bir de Aziz bey vardır. Tüm olanlardan bunalan Ferit kardeşinin hastalığının ilerlemesi ile kafayı yeme derecesine gelir. Aziz bey bir ev tutar Ferit’e orada yaşamasını söyler. Ev daha önce olan Matmazel Noralya’ya aittir. Burada ilk gece garip olaylar yaşanır. Noralya sandalyede oturmuş bir şeyler anlatmaktadır. Ferit olanların gerçek mi yoksa hayal mi olduğunu anlayamaz. Hizmetçiye Noralya’nın kim olduğunu sorar. Hizmetçi de her şeyi anlatır. Bir de defter verir. Ferit defteri okur ve Noralya’nın ruhu ile konuşur. Noralya ona hayatta ne yapmsı gerektiğini söyler. Ferit’in düşünceleri değişmiştir. Kardeşi de iyileşir. Aziz bey de Nilüfer’e yakınlık duyar ve Ferit yaşamaktan zevk almaya başlar.

Peyami Safa-Yalnızız (Kısa Özeti)

Selmin güzel bir kızdır. Bir süre sonra hamile olduğu ortaya çıkar. Mefharet kızını kimin hamile bıraktığını araştırır ve tüm şüpheler ağabey Samim üzerinde toplanır. Samim, Besim ve Mefharet kardeştirler. Mefharet ağabeyi’nden şüphelendiğini Besim’e söyler. Besim sadece rahat olması gerektiğini söyler. Samim ve Selmin’in şüpheli hareketleri Mefharet’i düşüncesinde haklı olduğuna inandırır. Mefharet Samim’in odasına girer ve günlüğünü okur. Samim günlükte bir kadından bahseder. Mefharet olayın sorumlusunun Samin olduğuna kanaat getirir. Besim de şüphelenmeye başlar. Fakat Samim’in günlüğünde bahsettiği kadın Selmin değil Meral’dir. Meral Samim’in eski birlikte olduğu kadının kızıdır. Hatta Meral’in de Samim’in kızı olduğu şüphesi de mevcuttur. Selmin nişanlısı Ferhad’ı sever ve annesinin ona karşı tavırlarından rahatsız olur o nedenle hamile olduğu yalanını söyler. Samin Meral’e aşıktır. Meral’in annesi Necile kocasını aldatarak Samim’le beraber olmuştur. Meral Paris düşkünü bir kadındır. Feriha adında arkadaşı ona sürekli Fransa’dan bahseder. Feriha zengin ve yaşlı bir adamla Fransa’ya gitmiştir. Feriha’yı kimse sevmez. Tolum ahlakına uymayan davranışları vardır. Feriha Meral’e zengin birinin kendisi ile evlenmek istediği söyler. Meral tereddütte kalır. Çok sevdiği Fransa hayalleri kurar. Meral Paris ile Samim arsında gidip gelir sürekli tereddüte düşer. Etrafındaki baskılar yüzünden Fransa’ya gitmek ister ancak kardeşi odaya kilitler. Meral intihar etmeye karar verir. Bir not yazar ve benzinle uğraşırken kaza çıkar yanarak ölür.

Peyami Safa-Mahşer (Kısa Özeti)

Nihat yedek subaylığını tamamlar ve İstanbul’a döner. Kimsesi olmadığı için teyze olarak bildiği Hatice Hanım’ın yanına gider ama Hatice öldürmüştür. Bu olaya çok üzülür ne yapacağını bilemez. En sonunda eski bir arkadaşının yanında geceyi geçirir. Sabah ilk iş iş aramak olur. Her yeri gezer ama iş bulamaz. Eskiden öğretmenlikte yapmıştır fakat şimdi işsiz güçsüz ortalıkta dolaşır. Zengin bir komisyoncu olan Mahir ile tanışır. Mahir’in eşi Nihat ile ilgilenir. Çocuklarına özel öğretmenlik yapmaktadır. Mahir’in evinde bir de kız vardır. Bu kız Mahir’e dayı der. Gidip geldikçe sohbetleri ilerler ve aşık olurlar. Nihat ne kadar çalışsa da para yetiremez. Hatta arkadaşı sayesinde ek iş bile yapar. Geçim yükü ağırlaşır sonunda patlak verir. Muazzez’in bütün mücevherlerini satar ama yine de geçim edemez. Sokağa düşme tehlikesi ile karşı karşıya kalırlar. Muazzez’in huzuru kaçar eski kaldığı evi özler. Ayrılırlar. Nihat çok üzülür intihar etmeye kalkar. Olan biteni kaldıracak durumu yoktur. Muazzez geri Nihat’a döner ve tekrar yaşamaya başlarlar

Peyami Safa-Sözde Kızlar (Kısa Özeti)

Tuhafiyeci İhsan Efendi kızını korumak adına arkadaşlarına emanet eder ve ortadan kaybolur. Yunan askerlerine esir düşmüştür. Mebrure Babasının yokluğunda çok zorluklar çeker. İstanbul da yaşayan uzak akrabalarının yanına sığınır. Burada Mebrure aşağılanır. Hizmetçi muamelesi görür. Bu durumdan rahatsızdır fakat eli mahkumdur. Evin oğlu Behiç Mebrure’ye göz diker taciz eder. Mebrure bunu da kimseye söyleyemez. Mebrure Nadir ile tanışır. Nadir Mebrure’ye karşılıksız yardım eder babasını bulmak için. Nadir’in arkadaşı bir de Fahri vardır. Fahri Mebrure’yi bir kaç kez gördükten sonra aşık olur. Behiç türlü oyunlarla Mebrure’yi kandırır. Babasını bulmak için yardım edeceğini söyler. Mebrure’yi elde etmek ise asıl amacıdır. Sevgilisini de kullanıp atmıştır. Behiç’in eski sevgilisi Belma Behiç’e nefret besler. Belma’nın abisi olaya sinirlenir ve hastaneye yatırılır. Belma da hasta olmuş yataklara düşmüştür. Behiç’in verdiği sözler Mebrure’nin aklını karıştırmaktadır. Bir yandan da Fahri’ye ilgi duymaktadır. Fahri Behiç’in verdiklerini veremeyeceği için ikinci planda kalır. Mebrure aşkını kalbine gömer. Bir gün Nadir ile karşılaşır. Nadir Mebrure’yi Belma’ya götürür. Belma Behiç’in kötü biri olduğunu, bir çocukları olduğunu ve bu çocuğu Behiç’in diri diri gömdüğünü anlatır. Mebrure şoka girer bunu ailesine anlatır. Ailesi Behiç’i dışlar. Mebrure babasını bulur Anadolu’ya taşınırlar Fahri de onlarla beraber gelir.

Peyami Safa-Bir Tereddütün Romanı (Kısa Özeti)

Bir yazar ve iki kadın arasında geçer olaylar. Kararsız bir yazarın ve 2 kadının romanı kısaca şöyle özetlenir. Mualla adında bir kadın yazarın kitaplarını okumaya başlar ve etkilenir. Sonraları bu yazar ile tanışma fırsatı bulur. Yazar Mualla’dan hoşlanmıştır. Evlenme teklifinde bulunur. Evlenme teklifinin cevabının acelesi olmadığını söyler ve bekler. Bu arada Vildan adında bir kadın ile tanışır. Kadına acıma duygusu ile yaklaşır ve ilgi gösterir. Vildan yazarı çeşitli oyunlarla ikna etmeye çalışır. Aynı zamanda Vildan psikolojik sorunlarla boğuşur. Yazarı bir akşam evine davet eder. Her türlü hazırlığı yapmıştır ve mükemmel bir gece geçirmek için yazarı bekler. Yazdığı mektupta gelmezse intihar edeceğini söyler. Yazar tereddütte kalır ve gitmez. Ertesi gün Vildan yazarın yanına gelir ve öfkesini kusar. Çok beklediğini neden gelmediğini sorar. Yazarı ikna eder ve geceyi birlikte geçirmek için söz alır. Yemekler yenir içkiler içilir. Vildan sorunlarını anlatır. Aslen İtalyan olduğunu söyler. Vildan ailesini ve sevgilisini bırakıp gelmiştir. Yazar bunları duyunca şok olur. Gece geç saatlere kadar konuşurlar. Yazar evden ayrılır. Bir süre sonra Vildan’ı ziyaret için geldiğinde Vildan’ın artık orada olmadığını öğrenir. Mualla’dan da bir haber yoktur. Yazar tereddütte kalmaktan vazgeçer ve yalnızlığın en iyi şey olduğu kanaatine varır.

Peyami Safa-Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (Kısa Özeti)

NOT: Kitabın kahramanı yazarın kendisidir. Daha kolay bir anlatım olması için kahramanın adına Ali diyelim.

Ali annesi ile kenar mahallede yaşayan bir çocuktur. Çocukluğundan beri bacağında bulunan bir kemik hastalığı yüzünden zor günler geçirmektedir. Hastalık ilerle ve doktorların buna bir çare bulamayacağını düşünerek yaşar. Psikolojisi çökmüştür. Hayattan zevk alamaz. Durum iyice ciddileşince ameliyat zorunlu hale gelir. Doktora gitmeden önce kafa dağıtmak amacıyla akrabası olan Paşanın yanına gider. Durumdan annesine bahsetmez annesinin üzüleceğini düşünür fakat annesi hastalığın ciddi olduğunu bilir. Paşanın yanına gider ve dertleşir. Durumundan tam olarak bahsetmez. Paşanın kızı Nüzhet’e derin bir aşk beslemektedir. Önceleri de fırsat buldukça gelir Nüzhet ile dertleşirdi. O gün Paşa uyuduktan sonra Nüzhet ile konuşur. İlerleyen vakitlerde Nüzhet bir doktorun kendisini istediğini söyler. Ali bu duruma üzülür ama Nüzhet doktorda gönlünün olmadığını söyler. Ali doktora gider ve tavsiyeler alır. Tedaviler uygulanmaya başlar. Ali eve geldiği sırada kendisinden gizli işlerin döndüğünü fark eder. Nüzhet Ali’ye yalan söyler fakat sonra Ali gerçekleri öğrenir. Doktor ile Nüzhet yakın zamanda evlendirileceklerdir. Ali Nüzhet’in yanına gelir ve odada yakınlaşırlar. Ahmet’in morali yerine gelmiştir. Nüzhet’in annesi Nüzhet’i Ali’den uzaklaştırmak için her yolu dener ve başarır. Ali’nin durumu iyice kötüleşir. Ameliyat olacağı gün yaklaşırken başka bir tedavi bulunur. Bu tedavi sonuç verir. Nüzhet’in nikahlanacağına dair duyduklarıyla tüm dünyası yıkılmıştır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

741 0,420