Ömer Seyfettin Bütün Hikayeleri Kısa Özetleri

Ömer Seyfettin Bütün Hikayeleri Kısa Özetleri


Ömer Seyfettin Bütün Hikayeleri Kısa Özetleri

Ömer Seyfettin Türk hikayeciliğinin önde gelen isimlerindendir. Bizlere hikayeyi sevdiren adam desek yeridir. İlk okulda Ömer Seyfettin hikayeleri ile büyüdük. İçimize işlemiş öyküler yıllar geçse de hep taze kaldı ve nesilden nesile aktarılmaya devam ediyor edecekte. Ömer Seyfettin Balıkesir/Gönen doğumludur. 11 Mart 1884 den 6 Mart 1920 ye kadar olan kısa hayatına romanlar, hikayeler ve bir de risale sığdırdı. Roman olarak Ashab-ı Kehfimiz, Yalnız Efe ve Efruz bey eserlerini Türk Edebiyatına kazandırdı. Yarınki Turan Devleti risalesi mevcuttur. Gelelim hikayelerine. Ömer Seyfettin’in bilinen 126 hikayesi vardır. Hikayelerinden bazıları; Pembe İncili Kaftan, Diyet, Kaşağı, Başını Vermeyen Şehit, Perili Köşk, İlk Namaz, Gizli Mabed, Yüksek Ökçeler ve Primo Türk Çocuğudur. Bunlardan en bilinenlerinin  özetlerini aşağıda bulabilirsiniz.

Pembe İncili Kaftan

Yavuz Sultan Selim tarafından Şah İsmail’e bir elçi gönderilecektir. Elçinin devletin onurunu koruyan, cesur, yiğit biri olması gerekmektedir. Şah İsmail’in gaddarlığı herkes tarafından bilinir. Bu elçilik görevini Muhsin Çelebi üstlenir. Kendi gönlüyle gelir Sadrazama bütün masraflarını kendi karşılayacağını söyler. Evini barkını ipotek eder pembe incili kaftanını da alır Şah İsmail’in sarayına gider. Mağrur bir şekilde görevini yerine getirir yani fermanı Şaha verir. Geri döndüğünde her şeyini kaybetmiştir. Elinde kalan tek şey devletin şanını yüceltmek olmuştur ve öylece hayatına devam eder.

Diyet

Hikayenin kahramanı Koca Alidir. Koca Ali’ye iftira atılır hırsızlıkla suçlanır. Hırsızlık suçunu cezası olarak diyet ödemesi gerekir. Parası yoktur. Halk zengin birini bulur ve Ali’nin diyetini ödetir. Halk Ali’yi çok sever. Ali Kasap Hacı Mehmet’e borcunu yanında çalışarak ödemeye başlar. Fakat ustası o kadar gaddardır ki Koca Ali artık dayanamaz kendi kolunu keser kasaba verir ve özgürlüğüne kavuşur. Böylelikle borçlu kalmamış ve ezilmemiş olur.

Kaşağı

Hikayenin anlatıcısı ve Hasan kardeştirler. Çiftlikte yaşamlarını sürdürürler. En sevdikleri şey ise atlara bakan seyisin atları kaşağı ile tımarlamasıdır. Bir gün gece kendisi atları tımar etmek ister ve gizlice ahıra gider. Kaşağıyı alır fakat tımar yapmasını beceremez. Kaşağıyı kırar ve saklar. Suçu da kardeşi Hasan’a atar. Hasan’a artık ahıra girmek yasaklanır. Hasan bir gün hastalanır yatağa düşer. Ölmek üzeredir. Hikayeyi anlatıcı vicdan azabından duramaz ve Hasan’ın suçsuz olduğunu söylemek ister fakat o gece Hasan ölür.

Perili Köşk

Sermet Bey ailesi ile birlikte bir ev aramaya başlar. Çam ormanının içinde bir köşk görür ve burayı kiralamak ister. Bekçi köşkün perili olduğunu söyler. Perilere hayaletlere inanmayan Sermet Bey yine de evi tutmak ister. Ev sahibi ile görüşür 3 yıllık kirayı peşin verir. Ev sahibi de aynı şekilde köşkün perili olduğunu söyler. Bir zaman sonra köşkün bahçesinde beyaz bir hayalet görünüp kaybolur. Ailesi korkar ve taşınmak ister. Sermet Bey hayaleti yakalamayı ister. Pusu kurar ve yakalar. Beyaz örtüyü açtığında ev sahibini karşısında görür. Ev sahibinin sahtekarlığını gören Sermet Bey 6 yıllık kiranın verildiğine dair belgeyi ev sahibine imzalatır.

Bomba

Hikaye 1900’lü yıllarda Mekedonya da bir kasabada geçer. Kahraman Boristir. Ülkede bir kargaşa ortamı mevcuttur ve bu kargaşadan yararlanmak isteyen Komitacılar yönetimi el alır. Kendilerinden olmayanları öldürürler. İşkence ederler. Boris ise sosyalist bir gençtir. Huzur içinde kasabasında yaşamak ister. Huzur kalmayınca ailesini de alıp Amerika’ya gitmek ister fakat gitmeden bir gece önce yakalanır. Boris’in kafası kesilir ve eşine bir bomba gibi verilir.

Üç Nasihat

Durmuş annesiyle yaşayan fakir biridir. Para kazanmak için evden ayrılmak ister. O dönemde herkes dışarı çalışmaya gider. Öküzlerinden biri ölünce tarlayı süremez ve İstanbul’a gitmeye karar verir. Orada biriyle karşılaşır. 1 yıllık çalışması sonucu sadece  1 kuruş ve bir nasihat vereceğini söyler. Durmuş kabul etmez ama dayanamaz nasihatin ne olduğunu merak eder. Gelir adamın yanında bir yıl çalışır fakat nasihat zaten bildiği bir şeydir. Bu böyle 3 yıl tekrarlanır. Sonunda adamın verdiği nasihatler işe yarar ve Durmuş zengin olur.

Forsa

Osmanlıda bir gemici düşmana esir düşer. Esaret sürecinde pes etmez sabır eder ve bir gün Osmanlı askerlerinin kendisini bulacağını ümit eder. Yıllar sonra yaşlandığında düşmanlar yaşlı gemiciyi bir adada yalnız başına bırakır. Osmanlı gemileri gelir adamı bulur. Geminin kaptanı da adamın öz oğludur.

İlk Namaz

Hikayenin kahramanı Ömer dir. Ömer bir gün namaz kılmak için kalkar abdestini alır ve odasına döner. Hava daha aydınlanmadığı için biraz daha bekler ve o esnada 15 yıl öncesinde kıldığı ilk namaz aklına gelir. Soğuk bir gecedir ve hayatının boşa geçtiğini düşünür. Hayatının en anlamlı olduğu dönemin çocukluk dönemi olduğunu düşünür.

Başını Vermeyen Şehit

Osmanlı askerleri bir kale savunması yaparken içlerinden ünlü bir askerin başını vermemesi hikayenin ana temasıdır. Deli mehmed cesur bir yiğitti. Kale savunması yapılırken düşman ağırlığı altında askerler eziliyordu. Artık ümit kalmamıştı. Düşman askerlerden biri Deli Mehmed’in başını gövdesinden ayırdı. Kuru Kadı bu olayı gören tek kişiydi. Deli Hüsrev Deli Mehmed’in yerde yattığını görünce bağırdı. Mehmed canını verdin başını verme der. Mehmed kalkar düşmanın elinde olan başını alır ve orada yere uzanır.

Ant

2 arkadaş çok iyi anlaşmaktadırlar. Hikayenin anlatıcısı ve kan kardeşi Mıstık baş kahramanlardır. Hikaye anlatıcısı Mıstık ile kan kardeşi olmak ister. Bir gün parmağı yaralanır ve Mıstık ile ka kardeşi olurlar. Ant içerler. Günlerden bir gün Mıstık bir köpek tarafından ısırılır. Mıstık kuduz olur ve ölür. Hikaye anlatıcısı elindeki yaraya baktıkça kan kardeşini hep hatırlar.

Yüksek Ökçeler

Küçük yaştaki kızlar zengin erkeklerle evlendirilir. Hatice Hanım da bu kızlardan biridir. 13 yaşında evlendirilmiştir. Eşi ölünce artık erkeklerden nefret etmeye başlar. Kendi hayatını yaşama çabasındadır. Hatice Hanımda batı hayranlığı başlamıştır ve yüksek ökçeli ayakkabı giymekten çok hoşlanır.

NOT: Küçücükte olsa sizlere yardımcı olabildiysek ne mutlu bizlere. Zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. Yazımız hakkında yorum yapmak isterseniz yayınlarız. www.beyinsi.com ailesi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
821 0,630