Okumayı Bilmek

Okumayı Bilmek


Birinin eğitim düzeyini ve kelime hazinesini ölçmek için ona bir kitap verin ve okumasını isteyin.
Kelimelerin uzun halini, yazdığı whatsapp mesajlarındaki kısa halleri yüzünden unutan bir beyinse karşınızdaki, vurgu denen şeyin ne olduğunu da bilmeyecektir emin olun. Nokta işaretlerinin, metnin anlam ve bütünlüğündeki önemini sorun, “smayli işte değil mi” diyecektir.

Okunmaya değecek değerin, kitabın kalınlığına ya da metnin uzunluğuna göre değişeceğini belirtecektir sayfaları hızlı hızlı çevirirken, “bu da ne demek ya” diye omuz silkecektir.

“Çok uzun ya bu” diyecektir gördüğü bir kelimeyi okumaya çalışırken.

Küçükken cin aliyi okudum sadece ya” gibi espriler yapmaya çalışacaktır kitaplarla arası olmadığını (kendi bilmese de) “vurgu”lamak isterken. Hep o lise hocası yüzünden diye ekleyecektir “haklı” olarak.

“Dünya klasiklerini bilir misin” dediğinizde, klişe olarak etraftan duyduğu “onlar çok ağır ya daha çok romantik şeyleri seviyorum ben” diyecektir bu kişi kız ise. Eğer erkekse “maradona pele kıroyf falan vardı işte”

“Bari sayfayı bitirseydin” diye yakındığınızda “hiçbirşey anladım” diyerek pişkin pişkin gülecektir.

“Peki ya şiir” dediğinizde arabesk rape benzeyen “cümle” demeye bin şahit isteyen bir iki şey mırıldanacak, “sonlardaki kafiyeler nasıl da uydu değil mi” diye sizden övgü bekleyecektir.

Nihayet sıkılmaya başlayacaktır, dizelerden, kelime öbeklerinden, sanatlardan bahsettiğinizde. Kaybedenler kulübünü boşbedenlerle, tüm bu saydığınız yüce olguları ölü ozanlar derneğine gömeceklerdir.

Okuyamadık, imkan yoktu diyenlerin başımın üstünde yeri vardır. Yıllarca okumaya hasret kalmış, imkansızlıklar içinde olanlara sonsuz saygım vardır. Benim sözlerim sonsuz imkana sahip olan, fakat tüm bu olanakları sonuna kadar zevkler için harcayan, argoyu ve küfrü popülarite için kullanıp ağzına pelesenk eden günümüz jenerasyonunadır (Bunlarda ayrı bir sanattır tabiki yapmayı bilene). Bunlar hep özentiden, eğitime önemin verilmemesinden geliyor.

Boş tenekenin sesi çok çıkar diyordu geçen gün biri. Sizin yüzünüzden geleceğe bir kova su bile bırakamayacağız. Günlük kelime kapastesi 20’yi geçmeyen bu nesil, oldukça vahim olan durumumuzu göstermektedir.

Okuyun lütfen, okuyun, okutun. Kendinizi geliştirin; küfürde, periskopta, snapçette ya da içinin boşluğunu gizlemek için duvarlarınızdaki süslerde değil, ilimde ve bilimde.

Az evvel karşılaştığım bir hadiseden ötürü yazdım bunları. Biraz ağır konuştum tabi. Kusura bakmayın.

#NasılOkunur #Okumak

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
801 0,627