Memduh Şevket Esendal Kitapları Kısa Özetleri

Memduh Şevket Esendal Kitapları Kısa Özetleri


Memduh Şevket Esendal Kitapları Kısa Özetleri

Memduh Şevket Esendal-Gödeli Mehmet (Kısa Özeti)

İhtiyar her gün gelir mavnaları ve mavnacıları seyreder. Onun için bu çok şey ifade etmektedir hayattaki en değerli varlığını mavna yüzünden kaybetmiştir. İhtiyar yine bir gün gelir mavnacılara bakar. Kalabalıkta sesler, kargaşa ortamı ve yüksek sesle bağırışmalar derken bir hengame alır başını yürür. İskeleye yanaşmaya çalışanlardan tutun da akıntıya karşı mücadele edenlerle doludur sahil. Tüm bu kargaşanın içinde oğlunu düşünür. Erken kaybetmiştir onu. Oysa şu anda burada olsa o kargaşanın içinden sesini duysa ne kadar da mutlu olacaktır ihtiyar. Dalga sesleri, martılar ve daha nice denize ait olan sesler arasında birnin gözü ihtiyara takılır. İhtiyar ağlamaktadır o da neden ağladığını sorunca başlar anlatmaya. Çocuğu burada mavnacılık yaparken tartıştığı bir yunanlı kaptanı öldürür. Kaptan haksızdır çünkü mavnayı batıran kaptandır. Çocuk geçim derdinde akıllı uslu biridir. Ailecidir ama bir tartışma onun sonunu getirir. 15 yıl hapis cezası alır. Hapiste de ölür. Bunun acısına dayanamayan eşi de ölür ve çocuklar ihtiyara kalır. İhtiyar şimdi çocuklara bakmakla yükümlüdür. Nerede bir aile görse oğlu aklına gelir. Hemen hemen her gün geldiği bu sahilde oğlunun sesini duyar gibi olur onu hayal eder. Onun için insanlar artık çok değişmiş ve çıkarcı olmuştur. Gödeli Hüseyin derler bu ihtiyara. O her gün gelip burada oğlundan kalan anılarını hayal edecektir.

Memduh Şevket Esendal-Ayaşlı Ve Kiracıları (Kısa Özeti)

Günlük yaşantıyı en ince detaya kadar vermiştir yazar. Basit olayları heyecanlı hale getirerek okuyucuya aktarır. Okurken akıcılık ve anlaşılırlık hakimdir. Bir çok karakteri ve bu karakterler arası ilişki karıştırılmadan verilmiştir. Bir apartmanda geçer olaylar. Ayaşlı İbrahim’e ait dokuz oda ve dokuz ayrı hayat her birinin ayrı hikayesi ve yaşantısı olan farklı insanlar yaşar. Bu odalara bakan hizmetçi vardır. Halide genç bir kızdır. Beyimiz bankada çalışan bir memurdur. Müdürü tarafından çok sevilir. Bir gün Ayaşlı’nın üvey kızı Faika gelir. Eşi Fuat’ın annesi memleketten gelmiştir. Onlarla beraber konaklar. Faika, kurnaz bir kadındır. Üvey babasının da üzerine pek düşer, pasaklı olan ayda yılda bir tıraş olan Ayaşlı’ya çeki düzen vermiştir. Kaynanası da Faika’yı kızı gibi görür. Her sabah kahvenin yanında muhabbet eder bulur beyimiz kendini. Yavaş yavaş da herkesi tanımaya başlar. Hasan bey, beton fabrikası olan İskender Bey, kumar geceleri düzenleyen Turan hanım ve eşi Haki Bey, Sonradan görme İffet hanımla zavallı kocası Abdülkerim ve gece gündüz ağlayan çocukları… Beyimiz Turan Hanım’la tanışınca, kadın çok samimi tavırlar sergiler. Kocasının yanında çekinmeden beyimizin yanına sokulmasını ister. Beyimiz kendini o kadının yanında ‘karı’ gibi hisseder. Turan hanım da adeta kocası olmuştur! Her ne kadar bu durumdan rahatsız olsa da kendini onun dibinde bulmaktan alıkoyamaz. Her akşam kumara gelen adamlardan içten içe kıskanır Turan’ı. Bir gün ansızın Halide baygın bulunur. Beyimiz yakın arkadaşı Fahri’yi arar. Doktor olan Fahri, Halide’nin hamile olduğunu ve bebeği öldürmek için zehir içtiğini söyler. Beyimiz Halide ile konuşur. Bebeğin babası ev açsın, nikahına alsın, der. Bir süre sonra da öyle olur. Halide oradan ayrılır. Yerine kırk beş yaşlarında dedikoducu bir kadın gelir. Beyimize kızlarını yollar iş bulsun diye. Fakat beyimiz bankada öyle inisiyatifi bulunmadığını söyler. Bu arada Turan Hanım da odasına uğramaya başlar. Odaya girer girmez kapıyı kilitlerler. Geceyi uyumadan geçirirler. Beyimiz iyice bağlanır Turan’a. Turan, beyimizden bir kadına iş bulmasını ister. Gelsin, görüşelim der. Genç kız, üzerinde eski bir pardösüyle çıkagelir ertesi gün. Mahzun bir hali vardır. Adı Cahide’dir. İş istemediğini söyler. Her gün sohbete gelmeye başlar. Ona iş bulur İstanbul’da. Kız arkasına bakmadan gider. Beyimiz şaşırır kalır. Turan’da kumardan fazla para kazandığı için Ayaşlının oda kirasını arttırmak istemesi üzerine başka bir ev tutmaya karar verir. İstemeden davet eder beyimizi evine. Kırılır bu yarım ağızlılığa. Gelirim der fakat o defteri kapatmıştır. Kendini kullanılmış hisseder. Kimsenin gözünde o kadar da değerli değildir aslında. Arkadaşı Fahri bu bunalımda onu evlendirmek ister. Beyimiz yanaşmaz. O kişiyi bulduğunda evleneceğini söyler. Bir gün Hasan Bey’in rahatsızlandığı haberini alır. Hasan beyin ansızın ölümüyle beyimizin kal ısrarına rağmen Selime gider.Beyimiz boşluğa düşer. Arkadaşı Fahri sürekli evlenmesi ısrarındadır. Fakat görür ki ona önerdiği kişiyi Fahri sevmektedir. Banka müdüründen kızını isterler ve hazırlıklara başlarlar. Beyimiz Selime’yi aklından çıkaramaz. Doğrudan ona olmasa da oradaki banka görevlisine telgraf çeker Selime’yi sorar. Babasının ölümünden sonra süzüldüğünü öğrenir. Çok geçmeden Selime’den mektup gelir. İstanbul’a gelmek istemektedir. Hemen Selime için oda tutar çekip çevirir. Birlikte güzel vakit geçirirler. Arkadaşı Fahri aracılığıyla evlilikleri gerçekleşir. Düğünleri bir yapılır. Ayaşlı başka bir apartmana taşınır.. Ayaşlı ile irtibatı kesmezler. Selime babasının mezarının yanındaki mezarın Ayaşlı’ya ait olduğunu öğrenir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

971 0,555