Kedi Köpek Maması Yenir Mi?

Kedi Köpek Maması Yenir Mi?


Evcil Hayvan Mamaları İnsanların Yemesi için Uygun Mu?

Yaklaşık olarak 80 milyon Amerikalı, çoğunlukla kedi veya köpek olmak üzere evlerinde evcil hayvan besliyor. Buna ek olarak, bu evlerin %42’sinde birden fazla evcil hayvan bulunuyor. Tüm bu hayvanları beslemek için bir hayli fazla mama gerekiyor ve bu yüzden de evcil hayvan maması sektörünün 21 milyar dolarlık bir sektör olması hiç de şaşırtıcı bulunmuyor. Her ne kadar bu mamalar dört ayaklı dostlarımız için özel olarak üretilse de, post-apokaliptik bir dünyada insanlar kendi evcil hayvanlarının mamalarını tüketebilir mi sorusu ortaya çıkıyor. Köpeğinizin sütlü kemiklerini yediğinizde hastalanır mısınız? Peki hayvan maması gerçekten yenilebilir mi?

Kısa yanıt olarak her ne kadar iştah açıcı görünmese ve (muhtemelen) tadı iyi olmasa da evet insanlar güvenle kendi evcil hayvanlarının mamalarını tüketebilirler. Ancak dikkat etmeniz gereken bazı önemli noktalar da bulunmaktadır. Daha uzun ve kapsamlı bir yanıt için hep birlikte evcil hayvanların ve onların mamalarının geçmişine ve üreticilerin günümüzde bu mamaların içine neyi, niçin koyduğuna bakalım.

Teoriye göre köpekler, ilk kez Buz Çağı dönemlerinde yaklaşık 19.000 ila 32.000 yıl öncesinde insanların en iyi dostu oldular. İlk köpeklerin sadece uysal kurtlar olduğu düşünülmektedir. Köpeklerin evcilleştirilmesi büyük olasılıkla insanların toplandığı bölgelerde avladıklarından geriye kalan artıklar sayesinde daha hızlı ve kolay yiyecek bulduklarını fark eden kurtlar ile yakından ilgilidir. Kedilerin evcilleştirilmesi ise çok daha sonradan yaklaşık 3.000 ila 10.000 yıl öncesine dayanıyor. Potansiyel olarak evcilleştirilmiş ilk kedi 9.500 yıllık bir mezarda keşfedilmiştir. Söylenene göre topluca kedilerin evcilleştirilmesi büyük ihtimalle insanların tarımı yagınlaştırdığı birkaç bin yıl öncesine dayanıyor. Teoriye göre insanlar tahıl ve buğday saklamaya başladıkça fareler onları yemek için gelmeye başladılar. Hepimizin de bildiği gibi farelerin en büyük düşmanı doğal olarak (ve çizgi filmlerde) kedilerdir. (Öte yandan, farelerin peynire bayıldığını “biliyoruz”…. Ancak aslında sevmezler ve hatta kimi zaman yanına bile yaklaşmak istemezler.)

Binlerce yıl boyunca her iki hayvanda evrim geçirdi veya daha yaygın bulunabilecek ya da tamamen yok olacak şekilde belirli özellikleriyle yetiştirildi. Fiziksel özellikleri açısından günümüzdeki evcilleştirilmiş köpekler, kurt atalarına kıyasla daha küçük kafataslarına, pençelere ve beyinlere sahiptir. Köpekler ayrıca bir zamanlar oldukları gibi geceleri aktif olmaktansa davranışlarını değiştirerek, gündüzleri yaşamaya başladılar.

Çok kasıtlı olarak yetiştirilmemiş günümüzün ev kedileri, geçmişin vahşi kedilerinden en azından fiziksel olarak o kadar farklı değildir. Evcil kediler atalarına kıyasla biraz daha küçük olabilirler ancak onları atalarından genetik ve kişisel özellikler açısından ayırmak zordur. Örneğin günümüz kedilerinin atalarına kıyasla daha uysal olduğu ve daha iyi hafızaya sahip olduğu düşünülmektedir. Esas olarak kediler zaman içerisinde tıslama sesinden ziyade mırlama sesine doğru bir evrim geçirdi. İkinci olarak çevremizdeki gördüğümüz kedilere kıyasla yabani kediler insanlardan yiyecek almaya çekinir ve yanaşmazlar.

Bu değişiklikler (evcilleştirildiğinden dolayı daha az hareket gerektiren bir yaşam biçimi) nedeniyle her iki hayvan da sadece çiğ et ile hayatta kalan atalarına kıyasla daha az kaloriye ve biraz daha farklı beslenme gereksinimlerine sahip oldular.

Bu bizi, bu hayvanların günümüzde ne yemesi gerektiği ve ticari evcil hayvan mamalarına genel olarak ne katıldığı konusuna getiriyor. Köpeklerin beslenme ihtiyaçları, insanlar da dahil olmak üzere diğer hayvanlardan farklıdır. Köpekler birincil enerji kaynakları olan yağa insanlara kıyasla daha çok ihtiyaç duyarlar. Her ne kadar köpekler ek olarak protein (kas kütlesi oluşturulmasına yardımcı olur) ve bir miktar karbonhidrata (sindirime yardımcı olur) da ihtiyaç duysa, insan diyetleri daha fazlasına ihtiyaç duyar. Buna ek olarak köpekler kendi C vitaminlerini üretirler ve yemeklerinde bu vitaminin bulunmasına gerek yoktur. Farklı beslenme gereksinimlerine rağmen nihayetinde günümüz köpekleri çoğunlukla ataları gibi besleniyorlar. İster mama verin, ister vermeyin hala insanların atıklarını tüketiyorlar. Ticari köpek gıda ürünleri genellikle “insan gıda üretiminden arta kalanlar” ile üretilmektedir. Bunlar insanların belirli kısımlarını tüketmediği et parçaları gibi artıklardır. Amerikan Gıda Kontrol Ofisleri Derneğine göre köpeklerin beslenme ihtiyaçları için benimsenen formüllerde bunların kullanılması gayet uygun. Bu durum ayrıca köpeklerin geniş bir çeşitlilikte gıda tüketebilme yeteneğini de göstermektedir.

Öte yandan kediler, köpekler gibi değildir ve ne köpek maması ne de tipik insan diyetini tüketebilirler. Kimileri için sadece hayvan tabanlı proteinlerde bulunan taurin adındaki bir amino asit sebebiyle kediler daha fazla et yemelidir. İnsanların ve diğer hayvanların aksine kediler kendi taurin üretimini yapamazlar ve bu sebepten ötürü onu gıda kaynaklarından edinmek zorundadırlar. Eğer yeterli miktarda alamazlarsa birçok sağlık sorunu ile birlikte hızlı ve kalıcı bir şekilde kör olurlar. Buna ek olarak kediler “zorunlu” etobur (almaları gereken besinleri alabilmek için et yemek zorundalar) olmalarının yanı sıra tüm kedigiller için hayvan tabanlı proteinler gereklidir.

Bu gerçeğe rağmen birçok kuru kedi maması bitki bazlı protenleri kullanmaktadır. Kediler dehidrasyona uğradıklarında bunun farkında olmayacakları için, kuru kedi mamaları kedi dostlarımız için tipik olarak uygun değildir. Kediler bir noktada çöl hayvanlarıdır ve vücutları aşırı ısınma belirtileri göstermeden önce 52° ila 56° kadar yüksek ısılara dayanabilecek koşullar için optimize edilmiştir. Dışkıları genellikle çok kurudur ve idrarları da son derece yoğundur, bu sayede sadece yedikleri hayvanlardan elde edebilecekleri su ile yaşamlarını devam ettirmeyi başarabilirler.

Her ne kadar kuru mama yiyen kediler gerçek av ile beslenen vahşi dostlarına kıyasla aradaki susuzluğu gidermek için daha çok su içiyor olsa da, çalışmalar genel olarak günlük su tüketimlerinin zayıf susuzluk “hissi” sebebiyle hala optimal düzeyden daha az olduğunu göstermektedir. Bu yüzden genel habitatlarındaki gibi besinlerinden yeterli miktarda su almadıkları zamanlarda birçok kedi kısmen dehidrasyon durumunda yaşama eğilimindedir. Karşılaştırmak gerekirse vahşi doğadaki kedilerin gıdaları yaklaşık %75 su içeriyor (yabani hayattaki hayvanları yediklerinde aldıkları yaklaşık su miktarı bu) ancak birçok kuru kedi maması sadece %5 ila %10 arasında su içeriyor.

Birçok kuru kedi maması bitki bazlı proteinleri içermektedir ve yeterli miktarda da su bulundurmazlar. Evde yaşayan birçok kedinin genellikle ilerleyen yaşlarda diyabet veya böbrek problemleri yaşamasının en büyük sebebi de budur. Bu, her kuru mamanın doğal olarak kediler için zararlı olduğu (bazıları yüksek kaliteli et tabanlı proteinlerden yapılır ancak yine de su eksikliği vardır) anlamına gelmediği gibi her av gibi doğal besinin de kediler için iyi (bazıları sağlıksız miktarda yağ ve benzeri bileşenlere sahiptir) olduğu anlamına gelmez. Her iki durumda da burada önemli olan kedilerin ihtiyaçları doğrultusunda bu besinlerden gerekli bileşenleri alabilmesidir. Kediler ayrıca köpeklere ve insanlara kıyasla daha çok vitamin A, vitamin C ve tiamine ihtiyaç duyarlar. Bu bileşenleri özel olarak içinde bulunduran besinler olmadan kediler her zaman yetersiz beslenmiş olacaklardır.

Ve şimdi bu konu hakkında insanların beslenmelerine bir bakalım. Teorik olarak  insan bedeninin geniş bir dizi gıda kaynaklarına uyum sağlayabilme yeteneği, ister kuru ister ıslak, ister yüksek kaliteli ister düşük kalitesi olsun sınırlı miktarda hem kedi hem de köpek maması yiyebilmesine olanak tanır.

Örneğin insanlarda düzenli olarak hayvansal A vitamininin alımı (evcil hayvan mamalarında göreceli olarak yüksek miktarda olduğunu belirtmiştik) sayısız ve hatta ölümcül komplikasyonlara neden olabilir. Bu nedenle kaliteli vitamin takviyeleri (bulmak düşündüğünüzden daha zordur) genellikle beta-karoten gibi karotenoidler üzerinden bitkisel bazlı A vitamini kullanmaktadır. Bu durumda eğer bedeniniz daha fazla A vitamine ihtiyaç duyarsa beta-karoteni A vitaminine dönüştürür; eğer ihtiyacı olmazsa da dönüştürmez. Buna karşılık et temelli bir A vitamini kaynağı zaten bedeninizin ihtiyacı olan formdadır. Bu da potansiyel olarak sisteminize çok fazla alabileceğiniz anlamına gelmektedir. Bu özellikle gebeler için bir sorun olabilir.

Yani sonuçta bir insanın kedi ve köpek maması ile bir belirli süre geçirmesi mümkün olsa da, bu mamaların sadece belirli hayvanlar için özel olarak formüle edildiğine dahil genel ihtarlar bulunmaktadır ve bu gıdaların düzensiz tüketimi size zarar verebileceğinden dolayı insanların beslenme alışkanlıklarını karşılamak için yeterli değildir. Bir başka deyişle, kedi mamasını her gün kahvaltı olarak tüketmemeniz gerekir. Elbette bu, birçok yazarın ve yayın yapan kuruluşların bu gibi mamaların yenmemesi hakkında birşeyler yazmalarını durduramıyor. Ayrıca kendi dükkanının tanıtımını yapmak için de bir evcil hayvan dükkan sahibinin otuz gün boyunca köpek maması ile beslenmesini de durduramadı. Kişi daha sonra bir televizyon programına da konuk oldu. Ayrıca “Benim Garip Bağımlılığım” adlı bir televizyon dizisinin bir bölümünde de kedi maması yemekten kendini alıkoyamayan bir kişi anlatılıyordu.

Bonus Gerçekler:

Hem kediler hem de köpekler dünyanın belirli kısımlarında yaygın olarak yenilmektedir. Örneğin Çin’in Guangdong şehri tek başına günde 10.000 kedi tüketmektedir. Asya kıtasının tamamı her yıl yaklaşık olarak 4 milyon kedi tüketiyor ki, bu kedilerin dünyadaki nüfusunun %1’ine tekabül ediyor. Yıllık ortalama 13 – 16 milyon olmak üzere köpekler de yaygın olarak Asya’da tüketiliyor ki bu rakam da dünyadaki köpek nüfusunun %4’üne tekabül ediyor. Genellikle insanların evlerinde evcil hayvan olarak beslenen tipik ırkların yenmediğini de bilmeniz gereklidir. Bunun yerine aynı sığır, tavuk, hindi gibi özel ırklar tüketim için yetiştiriliyor. Çok popüler olan Nureongi türü sadece hayvancılık için yetiştiriliyor ve tüketmek için en çok tercih edilen türlerden biridir. Nureongi cinsi köpekler, küçük sarı labradorları andırmaktadır.

Güney Kore’de köpekler hem evcil hayvan hem de tüketmek için genellikle aynı pazarlarda satılmaktadır. Genellikle köpeklerin bulunduğu kafesler renkli veya işaretli kodlar ile ayrılıyor, bu sayede müşteriler hangi köpeğin hangi amaç için satıldığını anlayabiliyorlar.

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
801 0,634