Günlük Hayatta Yaşadığımız Sıkıntılardan Nasıl Kurtuluruz?

Günlük Hayatta Yaşadığımız Sıkıntılardan Nasıl Kurtuluruz?


Günlük Hayatta Yaşadığımız Sıkıntılardan Nasıl Kurtuluruz?

Ölüm, hastalık, maddi sıkıntı, ailevi sıkıntılar, tartışmalar, para kazanamamak, işsizlik, akrabalar ile yaşanılan problemler, akıllanmayan insanlar, psikolojik sorunlar, depresyon, hırsızlık, hak yeme, cinayetler, tehditler, tacizler, boyun eğme, çaresizlik, isyan vs…………

Liste daha da uzayabilir ama biz uzatmadan konuya girelim. İnsanın içinde yaşadığı ve karşılaştığı kimi zaman kendimiz yarattığımız kimi zaman da dışarıdan müdahaleler sonucu yaşamdan zevk alamaz hale geldiğimiz hayatımızı düzene sokabilir miyiz? bu mümkün müdür? diyelim ki maddi olarak çok çok iyiyiz ama bu sefer de bizi bitiren başka sıkıntılar varsa o halde maddiyatın ne anlamı kalır? maddi açıdan kendimizi idare ediyoruz diyelim bu seferde aile içi huzursuzluk başladı hani mutluluk? hani az olsun ama ağzımın tadı olsun dediğimiz huzur kokan cümleler? bir yakınımızı kaybetmemiz bizi ne kadar da üzer değil mi? ne yapacağız isyan mı edelim? isyan etsek neyi değiştireceğiz? değiştirebileceğimizi düşünüyorsak tamam isyan edelim hep beraber ama bunun olasılığı nedir? ailemizden biri hasta olduğunda kaç kişi arkasını dönüp banane ben iyiyim ya o yeter diyor? ya da kaç kişi dönüp yardım ediyor? maddi sıkıntı çektiğimiz bir dönemde çaldığımız kapıların kaçı bize açılıyor? kaçı kapanıyor? ailevi sıkıntıları nasıl atlatıyoruz? acaba atlatabiliyor muyuz? yolda giderken yol yüzünden yan bakma yüzünden ettiğimiz kavgalar bize ne kazandırdı? kaybettirmedi mi? kaybettirdi. Bir anlığına durup ben ne için tartışıyorum dediğinde insan işte o zaman insan olduğunu anlar.

Para kazanmayı herkes ister ama ya kazanamıyorsak? gelecek kaygısı çöker şayet geleceğini bilen biri ise. Günübirlik yaşarım diyenler de vardır belki onları pek etkilemez ama gelecek kaygısı olan biri para kazanamıyorsa bu onu rahatsız eder, para kazanmak için onu yeni yollar aramaya iter. Birde iş bulma süresi uzarsa o zaman aile için sıkıntılar da meydana gelir. Nasıl atlatırız? yine çöker bir kaygı kara kara düşünürüz. Baba vasiyetini verdi miras paylaşıldı. O esnada bir kaç kardeş anlaşamadı küstüler diyelim. Ne için küstüler? haksızlık yapan bir kardeş var ise hakkının yenildiğini düşünen doğal olarak tepki verir. Haksızlık yapan ise mirastan iri bir parça kopardığını sanarak kendince mutlu olur. Bu mu yani? başkasının mutsuzluğu senin mutluluğun oldu. Hani kardeşlik? ileride başına bir iş gelirse o üzdüğün kardeşinden başka sana yardım edecek biri mi var? düştüğünde elini ilk kim tutacak? bunlar düşünülmez bunlar es geçili neden? çünkü dünya malı kardeşliğin önüne geçmiştir.

Bir de yaşanılan sıkıntıların bizlere geri dönüşü olmayan hatalar yaptırması vardır değil mi? anlık kararlar bazen birilerinin hayatına mal olur. Yok mu etrafınızda örnekler? anlık öfke ile alınan bir karar belki bir cana belki bir mala mal olur. Sadece bizi Yaradan’a mahsusken can almak bize ne oluyor da böyle bir şeye cüret edebiliyoruz? tartışığı adamın  ailesi tehdit etmekte nedir? tehdit ile ne elde edilecekse ondan daha fazlası da elden çıkacaktır ama bunun bilincinde değildir gözü kara şampiyon. Yaşı küçük bir çocuğa yaklaşmak ve hayvanda bile olmayan taciz olayını gerçekleştiren kişi bunun karşılığı olarak Allah’tan gelecek beladan, cezadan korkmuyor mu? korksa zaten yapmaz. Patronu şu işi hallet der o da gider sonra gitmediği cuma namazının bedelini ahirette öder. Ne oldu? Allahu Teala sana farz kılmış bundan korkmuyorsun ama patronun işi öncelikli onu yapıyorsun. Neymiş efendim patron bu işi yapmazsa onu işten çıkarma ihtimali varmış. Zalim birine boyun eğerek çalışmak zaten başlı başına bir eziyet ve kendinden ödün vermedir. Çaresiz kalmışsa ona diyecek bir şey yok. Çaresiz kaldığından dolayı ağzını açamayan ne kadar çok kişi ile karşılaşıyoruz değil mi? bunun vebalini kim nasıl ödeyecek?

O kadar çok olumsuzluklar var ki hangi birini sayalım hangi birine kafa yoralım hangi birine yardım edelim hangi birine çözüm bulalım hangi birini düzeltelim hangi birini yok sayalım hangi birinin varlığını kabul edelim, kimi suçlayalım, kimden nefret edelim, kime kızalım, kime yardım edelim, kimden yardım isteyelim???

Ahlaksızlığın olduğu bir dünyada yaşamaktan nefret edenler kervanına katılalım mı? siz de bir an önce kıyamet kopsun ahlaksızlık yapan cezasını alsın, iyiler de mükafatını alsın diyenlerden misiniz? kıyamet koparsa en azından artık suç işleyen biri olmaz değil mi? haberlerde artık cinayet, fuhuş, taciz, hırsızlık, kaçırma vs gibi insanın saçını başını yolduran iğrenç haberleri görmeyiz değil mi? o haberlere bakıpta bela okumaktan başka bir şey yapamamak insanı çaresiz hissettirir değil mi? bazı reklamlarda gördüğümüz mutlu aile pozlarını kaçımız verebiliyoruz? kaçımız kendimizi güvende hissediyoruz? kaçımızın mutlu bir evlilik hayalleri gerçeğe dönüştürdü? bir ömrü geçirmek isteyeceğimiz doğru insanı kaçımız bulduk?

Hiç bir suçun işlenmediği bir dünyayı hayal etmek bile güç. Acaba dünya tarihinde böyle bir millet yaşadı mı? hiç bir sıkıntı olmaz ise zaten Peygamberler gelmezdi. Bozulmuş toplumu düzeltmek ile görevlendirildiler. Helak olanlar oldu kurtuluşa erenler oldu. Bizlerde kurtuluşa erenlerden olalım diyerek son cümlelerimizi söyleyelim. Yukarı da saydığımız tüm bu olanlar bir gün bitecek, bu yaşanılanlar artık son bulacak desem kaç kişi inanır? bu yazımızı okuyan değerli kardeşlerimizden belki de hiç biri buna inanmayacak. Aşırı iyimser olanlar hariç.

Yazımızın başlığı sıkıntılardan nasıl kurtuluruz? idi. Biz de sizlerle yazımızda günlük hayatta karşılaştığımız sıkıntılardan bahsettik fakat (nasıl kurtuluruz?) kısmını size bırakıyoruz. Sıkıntılardan kurtulmak için bizin naçizane görüşümüz imana sımsıkı sarılmaktır. Sizin bir görüşünüz varsa yazının altına yorum yapın bizde paylaşalım.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

861 0,420