Dini İnancın Yaşam Üzerine Etkisi Nelerdir?

Dini İnancın Yaşam Üzerine Etkisi Nelerdir?


Dini İnancın Yaşam Üzerine Etkisi Nelerdir?

Din kavramı eski çağlardan beri süre gelen insanları her alanda etkilemiş inançlara dayalı bir kavramdır. Din farklı toplumlarda farklı örf ve adetlerin yanı sıra belirli kurallar koyar. Her dinin kendine has bir sistemi vardır. Bu sistem genel kabul görmüş davranışlar, dinlere ait olan kutsal kitaplar, bir kişinin söylediği sözler ya da yazdığı kitaplar, öğretiler vs. diye özetleyebiliriz. Sistem kimi zaman bozulmuş kimi zaman değiştirilmiş kimi zamanda değiştirilmeden ilk haliyle günümüze kadar gelmiştir. Biz Türkiye sınırları içinde yaşayanlar olarak dinimizi özgürce yaşayabiliriz. Hangi din olursa olsun her hangi bir engel bulunmaz ama bazı toplumlar dahil oldukları dinin haricinde başka bir dine saygı göstermezler ve inançlarını yaşamaya izin vermezler. Daha da aşırıya giderek zulüm, işkence, zorla göç ettirme gibi insani yaşama hakkını da ellerinden alırlar. Dünya bu zulme zaman zaman sessiz kalır. Herkes istediği dini istediği gibi yaşar. Eğer başkalarına zarar verecek şekilde yaşanıyorsa bu inanç şekli tartışılabilir.

Dinin yaşam üzerinde hangi etkileri vardır? sorusunun cevabını bulmaya çalışalım. Bir insanın yaşamı genel olarak yeme, içme, ebeveynlik, iş, sorumluluk üzerine kuruludur. Bunu detaylandırabiliriz ama genel anlamda yaşam böyle geçer. Yeme içmeden başlarsak, bir insan bir yemeği yerken ait olduğu din o yemeğin belki nasıl yeneceği ile ilgili bir şey söylemez ama o yemeğin ne kadar tüketilmesi gerektiği hakkında bir şeyler söyleyebilir. Bizim dinimize göre yemeği çok yememek suya ve havaya yer bırakmak gerektiğini söyler. Bu bizim sağlığımız için olması gerekendir. Yemek çeşitleri çoktur kimi dinler bazı yemekleri yasaklar. Bir dinin yasakladığı yemeği başka bir din tavsiye eder. Yeme içme konusunu sonlandıracak olursak görüldüğü gibi dinin yemek üzerine bile etkisi vardır. Bir başka konuya gelecek olursak ebeveynlik her dinde hemen hemen aynıdır ama aynı kuralları içermez. Dinimiz evlatlarımızı iyi yetiştirmek ve dini öğretmek adına bizleri öğütler ama başka dine mensup biri evladının hangi dini seçeceğine kendisi karar versin der ve ait olduğu dini öğretmez çocuğa bırakır. Çalışma konusunda bir göz atalım. Çalışmayı her din tavsiye eder ama bazı dinler kişinin (din büyükleri) her işi bırakarak sadece dine hizmet etmesi gerektiğini ve yaşamını bunun üzerine kurmasını söyler. Hiç çalışmadan bir ömür nasıl geçer değil mi? bize mantıksız gelen başka bir din için mecburiyettir. Dinler toplumun yaşamına dolaylı ya da doğrudan müdahale eder. Bunun en güzel örneği de başkasına ait bir malı sahiplenmektir. Yani hırsızlık. Dinimiz hırsızlık yapmanın yasak olduğunu ve cezası olduğunu söyler bu ceza elbette din kavramını temsil eder. Devlet kanunlarınca verilen ceza da vardır ama konu dışı olduğu için değinmeyeceğiz. Hırsızlık yapan kul hakkına girer ve kul hakkı dinimizde önemli yer tutar. Başka dinlerde hırsızlığın kötü bir şey olduğu söylenir ama cezası yoktur ya da hırsızlık olağan kabul edilir.

Buna benzer daha çok örnekler verilebilir ama farklı örnekler aynı mantıkta olduğu için gerek duymadık. Özetleyecek olursak din, yaşam üzerinde her alanda etkisini gösterir. Toplumda din olmazsa olmazdır. Dine bağlı yaşam hayatımızı adeta anlamlandırır. Dini kurallar bizlere yön verir. Doğruyu bulmada yol göstericidir. Kişiyi yanlış yapmaktan korur. Genel anlamda din zaten yaşam demektir. Yaşam ile dini ayırmaya kalkarsak din anlamını yitirir ve insanın belirlediği bir şekil alır fakat din şekillenmez din olduğu gibidir ve insanlar bunu kabul eder.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

831 0,662