Bir İngiliz Klasiği: TrainSpotting

Bir İngiliz Klasiği: TrainSpotting


Bir İngiliz Klasiği: TrainSpotting

Madde bağımlılığının bu kadar içten anlatıldığı bir film daha yok diyemem. Var tabi ki, o da Requim for a Dream. Fakat iki filmde konuyu işleyiş bakımından kült sayılabilir. Zira ikisinde de her zaman söylediğim şey mevcut: “Mükemmel Oyunculuk”… Filmde klozet ve bir bebeğin açlıktan öldüğü sahneler ise en çok bilinenlerden.

Trainspotting, işaretlemek”, “gelen trenleri kontrol etmek için zaman çizelgesine bakmak”; “işsiz glasgow’lu gençlerin merkez istasyonu ‘na giren trenlerin numaraları üzerine,birasına oynadıkları küçük bir kumar”;”doğru bir işi doğru zamanda yapmak” (Romanı çeviren sevgili Sabri Kılıç’ın kitabında yazanlar bu kadar) hangisini beğenirsiniz bilemem ama tam bir çevirisi bulunamadığından olsa gerek, film orjinal adıyla ülkemizde biliniyor. İskoç yazar Irvine welsh’in romanından uyarlanan filmin yönetmeni Danny Boyle’u göklere çıkartan bir yapım olmasının yanı sıra, gençliğe dair verdiği mesajlarla tüm dünyada beğeni ile karşılanmıştır.
Filmi izlediğim yıllarda ülkemizde elbette uyuşturucu belası mevcuttu fakat bu kadar kolay elde edilebilen, envai çeşit türleriyle ortaokul çocuklarının ağzında dolanan birşey değildi ve bonzai denilen şey de yoktu daha. Fakat o zamanın “batı”sında, yani Avrupa ve Amerika toplumunda oldukça yerleşik bir maddeydi. Gençliğin ne denli bağımlı olduğu filmde gözümüze sokula sokula anlatılıyor.
Film, ders alınacak bir nitelikte olsa da, özellikle İngiltere, Avustralya ve ABD gibi ülkelerde insanları uyuşturucuya özendirip özendirmediği konusunda tartışmalara yol açmıştır. Amerikalı senatör Bob Dole filmi daha önce hiç seyretmemiş olduğunu kabul etmesine rağmen, 1996 Amerikan başkanlık seçimi kampanyaları boyunca filmin ahlaki bozukluğunu ve uyuşturucu kullanımını yücelttiğini söyleyerek kötülemiştir. Tüm tartışmalara rağmen, film yaratıcılığı açısından övgüler almış ve aynı yıl içinde En İyi Senaryo Uyarlama dalında Akademi Ödüllerinde aday olarak gösterilmiştir. 1999 yılında film İngiltere’ de BFI poll’ da onuncu oldu ve 2004 yılında Total Film isimli dergi tarafından tüm zamanların en iyi dördüncü İngiliz filmi olarak gösterilmiştir.

Filmde daha sonra çok iyi işler başaracak oyuncuları da görüyoruz. Ewan McGregor, Robert Carlyle, Kevin McKidd ve Ewan Bremner.Baştan sona sizi içine çekip bırakmayacak, hayata bağımlı olan insanların gözünden bakabilmenizi sağlayacak tam bir başyapıt. Henüz izlememiş değerli okurlarım varsa, müsait bir zamanlarında izlemelilerdir. Filmin giriş kısmındaki anlatımdan bir kısımı paylaşarak sizlere şimdiden keyifli seyirler diliyorum.

“-Yaşamı seçin. Bir iş seçin.

-Bir kariyer seçin. Bir aile seçin.

-Kocaman bir televizyon filan seçin.

-Bulaşık makinenizi,
arabanızı, CD çalarınızı…

…ve elektrikli konserve
açacağınızı seçin.

-Düşük kolesterolü, diş sigortanızı,
sağlıklı bir hayatı seçin.

-Ev kredisi ödeme planınızı seçin.

-Başlangıç için bir ev seçin.

-Arkadaşlarınızı seçin.

-Günlük giysilerinizi ve
bavul takımınızı seçin.

-Çeşit çeşit oturma grupları
arasından taksitle bir tane seçin.

-Tak-yap bir ürün alıp Pazar sabahı
kendinizi bir bok zannetmeyi seçin.
-Kanepeye oturup bir taraftan
ruh sömüren programları izlerken…

…o lanet abur cuburları
zıkkımlanmayı seçin.

-Ve sonunda sizden sonra yerinize geçsin
diye doğurttuğunuz bencil veletler…”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
811 0,378